|
MEHMET DENİZ
e-posta:
mdenizz@e-kolay.net
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI
Psikoloji 1930’lu yıllara kadar pek ele alınmayan iş
dünyasındaki insanı, bu yıllardan sonra bilimsel araştırmalara
konu etmeye başlar. Böylece insanı işe ve çalışmaya yöneltme
yolları araştırılmaya başlanır. 1960’lı yıllardan sonra’da iş
dünyasındaki insanın işinden ve iş çevresinden memnuniyetinin
onu daha verimli kılacağı düşüncesiyle, ölçekler hazırlanıp
araştırma bulguları yayınlanmaya başlanır. Bu konuyla ilgili
olarak; iş çözümlemeleri, çalışma ortamları, fiziki ve manevi
şartlar, çalışan işçinin tutumları gibi konular hem teorik, hem
pratik olarak uygulamaya aktarılmaya çalışılır.
Çalışanların daha verimli ve başarı olabilmeleri için,
gelişmiş sanayi ülkeleri bilimsel bulguları daha titiz bir
şekilde uygulamaya başlamışlardır. Sanayi devriminden önceki ve
sanayi devriminin ilk yıllarında Avrupa’da yeşil çimenlerin
üzerinde fabrikalar yükselmeye başladığında, işçilerin ve
ailelerinin fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasıyla, iş
veriminin artmadığı görülmüştür. Bu konuda başka faktörlerin rol
oynayabileceği kabul edilmekle beraber, bu dönemde yapılan
bilimsel araştırmalar çok kısıtlı kalmıştır.
Gelişmiş sanayi ülkelerinde otomasyona geçilmesi ve kitle
üretimi yoluna gidilmesi, işçiyi makinayla yüzyüze getirmiş,
işçinin bir iş yapmış olma sevincini alıp götürmüş ve
verimsizliğe yol açmıştır. İşçi, özne olmaktan çıkıp, nesne
olmaya zorlanmıştır. Bu zorlanma neticesi, yabancılaşma
dediğimiz sosyolojik ve psikolojik bir kavram ortaya çıkmıştır.
İşçi, üretim bandında bir özne değil, bir nesne haline
geldiğinden, iç dünyasında insanlığından uzaklaştırılmıştır. İş
tatmini, sadece sanayi örgütlerinde değil, resmi hizmet
örgütlerinde de araştırmalara yol açarak yeni yapılanmalarda
etkisini göstermeye başlamıştır. Yönetime katılma, amir-memur,
işçi-patron, yönetici-yönetilen, ast-üst ilişkileri gibi.
deyimleri insan ilişkilerinin uyumlu olması gerektiğini
vurgulayan deyimler olarak karşımıza çıkmaktadır.
Sıkıcı işlerde çalışan, kendi kendilerine karar verme
özgürlüğü hemen hiç olmayan işçilerin, doğal olarak tembelliğe
ve inatçılığa kayma tehlikeleri vardır. Yöneticiler, onları bazı
güdüleme araçlarından yararlanarak yönetmelidirler. Bunun için,
insanları güdüleyen nedenler saptanmalı ve istekleri yerine
getirilmeye çalışılmalıdır. Böylece hem kendi kişisel
ihtiyaçlarını karşıladıkları ve hem de örgütün amaçlarına
ulaşmak üzere çalıştıkları bir ortam yaratabilecektir.
Görüldüğü gibi işlerin insanı sıkan yönleri olabildiği gibi,
karar verme özgürlüğünün ortadan kalktığı durumlarda da, işçi
özne olmaktan çok, nesne olmaya zorlandığında, tembelliğe ve
inatçılığa kayma sebebiyle verimi düşürme yoluna gidebileceği
düşünülebilir. Bu bakımdan yöneticilerin işçileri bazı güdüleme
veya isteklendirme araçlarından faydalanarak yönetebilmeleri
onların verimini artıracaktır. Bu sebeple, insanları çalışmaya
karşı gönüllü hale getiren, isteklendiren sebepler belirlenmeli,
istekleri yerine getirilmeye çalışılmalıdır. Ancak bu iddia
tartışılabilir. İhtiyaçları karşılanan işçilerin
tembelleşmeyecek-lerinin garantisi yoktur. Fakat yöneticilerin,
her yönetileni gayet iyi tanıyarak bu bilgilere dayalı
yönlendirme yapmaları daha etkili olabilir.
21. yüzyılda toplum, 20. yüzyıla nazaran daha da
karmaşıklaşma olgusuyla yüzyüze gelecektir. Toplumların iç ve
dış güvenlikleri bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate
alınarak sağlanması konusu güncelliğini koruyacaktır.
Toplumlarda yasaların koruyuculuğunu üstlenen polis örgütünün
görevleri; bu gelişmelere paralel olarak daha da artacaktır.
Geleneksel suçlar yanında organize suç örgütleri, sanayi
casusluğu, kaçakçılık, kredi kartı suçları, internetten haksız
kazanç, gibi yeni suçlarla mücadelede polisin görevlerini daha
da zorlaştıracaktır. Polis örgütünde çalışanların görevlerindeki
zorluklarla başedebilmeleri, çaresizliğe düşmemeleri, meslekten
ayrılmaların azaltılması gibi. konular araştırılarak gelecek
için tahminlerin yapılması ve önlemler alınması gerekmektedir.
Toplumdaki sosyal değişme ve gelişmelere paralel olarak hızlı
değer değişmeleri ve ekonomik krizlerin, yasaları çiğneyenlerin
sayısı artmaktadır. 21. yüzyılda sosyal değişme ve gelişmelerin
daha da artacağı düşünüldüğünde; Türk toplumunun anarşiden uzak,
rahat ve huzurlu yaşayabilmesi, polis örgütünün görevlerini
doğrudan yönlendiren bir faktördür. Ancak halen görevleri
başında olan polislerimizin meslekten duydukları tatmin
boyutları dereceleri ayrıntılı olarak araştırılmış bir konu
değildir. Bu sebeple bu araştırma ile bu konuya açıklık
getirilmeye çalışılmıştır.
Polis kıyafetiyle diğer mesleklerden ayrılır ve bazı
insanların gözünde canlı bir hedef gibidir. Toplumda herkesin
kurallara uymasını beklemek bir hayaldir. Her toplumda kuralları
çiğneyen insanlar bulunur. Yasaları, genel ahlak kurallarını,
ticari ahlakı vb. çiğneyen insanlara karşı polis; önleyicilik,
korumacılık ve yönlendiricilik görevlerini yapmak durumundadır.
Kimin ne yaptığının belli olmadığı, her kafadan bir ses çıktığı
anarşi durumlarında, insanlar güvensizlik içinde mutsuz
olacaklardır. Çünkü insan ruhu anarşiye uyum sağlayamaz.
Kuralları olmayan bir toplum düşünemeyiz. İnsanlar güven içinde
yaşamak için diktatörlere bile boyun eğmişlerdir. İnsanları
mutsuz eden şey, baskı altında yaşamak değil, kendilerine
haksızlık edilmiş olma duygusudur. “Elle gelen düğün bayram,
şeriatın kestiği parmak acımaz” sözleri insanların bu yönünü
vurgulamaktadır. Demokratik bir toplumda polisin görevi daha da
zorlaşmaktadır. Toplumun çeşitli kesimlerindeki baskı grupları,
kendi güçlerini göstermek amacıyla; polisin adil görev yapmasına
değil, kendi amaçları ve çıkarları doğrultusunda polisi
yönlendirilmesine çaba harcamaktadırlar. Filmlerdeki polisler,
sadece görüntü olarak vardır.
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI /
02
Örgütlerde davranış çözümlemesi bakımından önemli bir tutum
türü, çalışanların işe ve iş ortamına karşı genel tutumlarıdır.
Tutum; istikamet kazanmış davranış olarak tanımlanabilir.
Herhangi bir konuda algılama düşünme, hissetme ve davranış
eğilimi olarak tutum, çalışanların işe ve iş ortamına karşı
davranış yönünü de içerir. Çalışanların işe ve iş ortamına ait
tutumlarına “iş tatmini” denir. Yapılan iş kişinin kişisel
ihtiyaçlarını karşılamasının yanında onun iç dünyasını ve değer
yargılarını da olumlu yönde etkilediği takdirde iş tatmininden
sözedilebilir.
Polis örgütünde de çalışanların yaptıkları işe ve iş ortamına
karşı tavırları, iş tatmini olarak görülebilir. Çalışma
ortamındaki tecrübelerinin polisler üzerinde bıraktığı olumlu
etkiler, iş tatminini artırıcı bir rol oynayabilir. Yapılan
işler, polisin bireysel ihtiyaçlarını karşılayıp, onun iç
dünyasını ve değer yargılarını da olumlu yönde etkilemiş ise, iş
tatmini ortaya çıkar diyebiliriz. Fakat iş tatmini pek çok
faktörden etkilenebilir. Herhangi bir işten duyulan
tatminsizlik, genel mesleki tatmini ne derecede etkileyebilir
bunu tahmin etmek çok daha zordur. Kısaca yapılan işteki başarı
veya başarısızlık tecrübelerinin iş tatminini olumlu veya
olumsuz şekilde sürekli etkileyebileceğini söylemek zordur. Bu
bakımdan iş tatmininde süreklilik veya geçicilik özelliklerinden
de bahsedilebilir.
Uyanık geçirdiğimiz saatlerin büyük bölümü iş ve meslekle
ilgili etkinlikler tarafından doldurulmaktadır. Bu etkinlikler,
modern toplumlarda özellikle örgütlerde sürdürülmektedir. Bu
bakımdan örgüt davranışlarının incelenmesi; hem çalışanlar, hem
de çalıştıranlar açısından çok önemlidir. Bu bakımdan
örgütlerdeki çalışma saatleri, bir başka problem
oluşturmaktadır. Polislerin çalışma saatleri, her hafta
değiştiğinde, verdikleri yanlış karar sayısının arttığı ve acil
durumlarda yargılama yeteneklerini tam olarak kullanamadıkları
gözlenmektedir. Görüldüğü, gibi iş tatmininde zamanın
programlanması bile, çok önem arzetmektedir.
Polis örgütü tıpkı askeri örgütlenmede olduğu gibi az sayıda
yöneticinin idaresinde ki büyük örgütlerden birini
oluşturmaktadır. Gerçekte polislerin ellerinden gelenin en
iyisini yapmaya nasıl isteklendirileceği hakkındaki geleneksel
düşünce, bütün gücü ellerinde tutanlarla güçsüz olanlar
arasındaki ilişkiden kaynaklanır. Kısaca amirlerin görevi;
astlara emrettiklerini onların en iyi şekilde nasıl
yaptırabileceği meseleseni ortaya çıkarır. Bilimsel yönetim
dediğimiz şey,standardize edilmiş araçlar, dikkatle seçilmiş
personel ve onları isteklendirme çabasını kapsar. İsteklendirme,
yapma şevkini artırma meselesidir. Bu sebeple, üst seviyede
verime ulaşmak için bazı örgütlerde teşvik edici olarak paranın
kullanıldığı görülebilir. Ancak insan motivasyonunun başka
yönleri de vardır. Herhangi bir örgütte, insan ilişkileri göz
önüne alınmadan örgütün başarısından söz etmek eksik kalır.
Gerçekten de insanlar, kişisel tatmin için parasal tatminden
daha yüksek standartlar koymaktadırlar. Kişisel tatminde, örgüt
içindeki insanlar arasındaki ilişkilerin paradan daha çok önem
kazanması, bir görevi yapabilme, iş birliği gibi duygular önemli
rol oynamaktadırlar.
İş tatmininde rol oynayan faktörlerden biri işin
zenginleştirilmesidir. Çünkü çalışanların en çok önem verdiği
değer, daha öncede değindimiz gibi hakkaniyettir.. Örgütte
çalışanlar amirlerinden eşit muamele görmek istemektedirler.
Ayrıca örgütün büyüme ve gelişmesi açısından görüşleri
alındığında ve görevlerini etkileyen kararlara katılma şansı
verildiğinde verimde ve tatminde artışlar olduğu araştırmalarla
ortaya konmuştur. İşe bağlılık da, iş tatmininde önemli bir
faktördür. Bir polisin mesleğe duyacağı bağlılık, görevin bir
parçası olduğu duygusu, göreve sadakati örgüt ile
özdeşleşebilmesiyle orantılıdır. Örgütte çalışanlar yüksek
başarı ihtiyacı duyduklarında ve örgüt içinde bir miktar
sorumluluk aldıklarında göreve ve mesleğe bağlılıkları
artmaktadır. Bu bakımdan göreve bağlılık, örgütün başarısı ve
özdeşleşmeye götüren sembol ve etkinliklerle de
güçlendirilebilir. Örneğin örgütün kuruluş yıldönümü
kutlamaları, başarılı olanlara verilen plaket ve şiltler,
takdirnameler, maaş taltifleri işe bağlılığı artırıcı bir rol
oynar. Mesleğinden tatmin sağlayan bir polis daha az devamsızlık
yapar, daha az sağlık şikayeti olur ve başka mesleğe geçmek
istemez. Bu bakımdan iş ve meslek tatmininin en yüksek seviyeye
çıkarılması gereklidir. Bu tatmini etkileyen pek çok faktör
vardır.
Bilgi toplumu, refah toplumu, postmodern toplum, sanayi ötesi
toplum gibi, terimlerle ifade edilen günümüz toplumlarının
gelecekte daha da karmaşıklaşacağı, buna bağlı olarak yasalardan
sapanların bilim ve teknolojiyide kollanarak, yasalardan kaçmaya
çalışacakları varsayımından hareketle, toplumların uyum ve düzen
içerisinde yaşayabilmeleri Emniyet Hizmetlerinin önemini bir kat
daha arttırmaktadır. Bu bakımdan ülkemizde Emniyet Hizmetlerinde
çalışanların diğer mesleklere oranla iş tatminlerinin yüksek
olması polislik mesleğine girmek isteyenlerin sayısını da
artıracağından, bu durum meslek için olumlu olarak görülebilir.
Bu alanda yapılacak araştırmalar, tatminsizlik alanlarının
belirlenmesinde yol gösterici olacağından olumsuzlukların
giderilebilmesi için hangi önlemlerin alınması gerektiğini de
ortaya koyabilir. Günümüzdeki hızlı sosyal değişme ve gelişmeler
bu hizmet dalında 19. Yüzyıl anlayışıyla yapılamayacağından
bilimsel verilerinde dikkate alınarak gelecek yüzyıldaki emniyet
hizmetlerinin yönlendirilmesinde bu tür araştırmaların önemi
inkar edilemez.
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 03
Sonuç Ve Öneriler
Sonuç
Emniyet Hizmetleri mensuplarının genel değerlendirmesinde;
tüm iş tatmini faktörlerinde tatminsizlik yaşadıkları
görülmektedir. Dışsal iş tatmini faktörlerindeki tatminsizlik,
içsel iş tatmini faktörlerindeki tatminsizliğe göre, daha
yüksektir. Dışsal iş tatmini faktörleri kendi aralarında
değerlendirildiğinde, parasal konulara ilişkin faktörlerdeki
(ücret, ek imkanlar) tatminsizliğin en yüksek düzeyde olduğu
anlaşılmaktadır.
Örneklem grubunun %76.92’si Polis Memuru, %17.41’i Komiser
yardımcısı, Komiser ve baş Komiser,%5.,67’si Emniyet Amiri, 4.
Sınıf,3. Sınıf ,2. Sınıf Emniyet Müdürlerinden oluşmaktadır.
Örneklem grubunun % 25.71 ‘ i bekar %74,29’ u evlidir %60,32’
lise mezunu %34,41 Üniversite mezunu sadece %2.43’ü ilköğretim
ve %2,83’ ü lisansüstü eğitim mezunudur. Emniyet Hizmetleri
mensuplarının çoğunluğu lise mezunlarından oluşmaktadır.
Üniversite mezunu kadın polislerin oranı %20.83 erkek polislerin
oranının %40 olduğu dikkati çekmektedir.
Örneklem grubunun %40.08’ i 4-10 yıllık hizmet süresine
%40.89 ‘u 11 yıl ve üzeri hizmet süresine sahipken mesleğe yeni
girmiş olanlar % 19.03’lük oran ile en küçük grubu
oluşturmaktadır.
Örneklem grubunun %78.86 ‘sı metropolde görev yapmaktadır.
Araştırma İstanbul il Emniyet Teşkilat’ında uygulanmış olmakla
beraber, diğer birimleri işaretleyen 52 kişinin 39’ unun
İstanbul Şükrü Balcı Polis Eğitim Merkezi’nde kurs görmekte olan
Komiser yardımcıları olduğu bilinmektedir. Geri kalan 13 kişi
ise geçici görevlendirme ile gelmiştir.
Örneklem grubunun %79.76 Marmara Bölgesinde görev
yapmaktadır. Bir önceki paragrafta açıklandığı gibi, diğer
bölgelerde oturduğunu ifade edenler Şükrü Balcı Polis Eğitim
Merkezinde kurs görmekte olan kursiyerlerdir.
Örneklem grubunun %81.17’ sinin babasının İlköğretim, %13.69’
unun lise mezunu olduğu anlaşılmaktadır. Bayan polislerde
babaları lise ve üstü eğitim görmüş olanların oranı %33.34’ü
bulurken erkek polislerde bu oran %18.83 ‘ de kalmaktadır.
Buradan şunu da çıkartmamız mümkündür ; eğitim seviyesi yüksek
olan ailelerin, çocuklarını cazip bir meslek olarak
görmedikleri, anlaşılan polisliğe yönlendirmedikleri
anlaşılmaktadır.
Örneklem grubunun %91.89’unun annesinin ilköğretim mezunu
olması, yine polisliğe yönelimin düşük ailelerden olduğunu
göstermektedir. Ancak bayan polislerin ailelerinin erkek
polislere göre eğitim seviyesi açısından daha yüksek olduğu
gözlenmektedir.
Örneklem grubunun ¾ ‘ünün babası memur , çiftçi veya işçidir.
Bu durum ailenin gelir düzeyini direk olarak etkilemektedir.
Örneklem, polis ailelerinin alt sosyo-ekonomik ve üst sosyo-ekonomik
grubunu teşkil etmektedir. Dolayısıyla burada üst sosyo-ekonomik
çevreden insanların çocuklarını polisliğe yönlendirmediklerini
söyleyebiliriz.
Örneklem grubunun % 95.53’ünün annesinin ev hanımı olduğu
anlaşılmaktadır. Erkek polislerin %2.3’ünün, kadın polislerin
ise %9.72’sinin annesi çalışmaktadır.
Örneklem grubunun %58.92’si büro polisi, %41.08’i aktif polis
olarak görevlerini yürütmektedirler. Örneklemin her iki görev
yapısını dengelediği söylenebilir. Aktif polislik görevini yapan
kadınların oranı %33.82’ ye düştüğü gözlenmektedir.
Yaş değişkeni açısından: Gibson ve Klein'in yapmış oldukları
araştırma iş tatminin yaşla ilgili değil de aynı işte kalma
süresiyle ilgili olduğunu göstermiştir. Emniyet Hizmetleri
sınıfında yapmış olduğumuz araştırma yaşla iş tatmini
boyutlarının hiçbiri arasında manidar bir ilişki olmadığını
göstermiştir.
Cinsiyet değişkeni açısından; Helin ve Smith’in yapmış
oldukları araştırma sonucu kadınların toplumda üslendikleri
eşlik ve annelik rolleri ile çalışma yaşamında üst düzey
gereksinimlerini gidermeyi amaçlamamakta, maddi, fiziksel
unsurlar ile ödüller onlar için önemli olduğundan, iş tatminleri
erkeklere göre daha az gerçekleşmektedir. Emniyet Hizmetleri
Sınıfı’nda yapmış olduğumuz araştırma; kadınların iş güvenliği,
ücret , izin ve tatil imkanları, terfi (yükselme), işin statüsü,
sorumluluk, yetki, yönetim tarzı, iş çeşitliği ve huzur
boyutları bakımından da kadınların, iş tatminsizliğini erkeklere
oranla daha fazladır.
Medeni durum açısından; Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapmış
olduğumuz araştırma iş tatmininin hiçbir boyutta medeni duruma
göre farklılık göstermediğini ortaya koyar.
Eğitim düzeyi açısından, Klein ve Meher’in yapmış olduğu
araştırma; bireylerin eğitim ve kazandıklarını karşılaştırır,
eşitlik veya kendilerine göre pozitif bir sonuca ulaşırsa iş
tatminine; tersine bir durumda ise iş tatminsizliğine
düşeceklerini göstermiştir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapmış
olduğumuz araştırma; iş tatmininin hiçbir boyutta eğitim
düzeyine göre fark göstermediğini ortaya koymuştur.
Rütbe açısından yapılan araştırmalarda, iş tatmini ile statü
arasında güçlü bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır.
Yöneticiler arasında yapılan araştırma sonuçlarına göre; üst
yönetsel kademede bulunan kişilerin, iş tatminleri daha
yüksektir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapılan araştırma.
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 04
Ek imkanlar hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre
farklılık göstermektedir. Polis memurlarının ek imkanları
hakkındaki iş tatminsizliği, Komiserlere göre daha fazladır.
İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği,
rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurlarının izin
ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre
daha fazladır.
Terfi (yükselme) hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre
farklılık göstermektedir. Polis memurlarının terfi (yükselme)
hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
Saygı hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık
göstermektedir. Polis memurlarının saygı hakkındaki iş
tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
Sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre
farklılık göstermektedir. Polis Memurlarının sorumluluk
hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
Yetki hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık
göstermektedir. Polis memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin
yetkileri hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha
fazladır.
Gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre
farklılık göstermektedir. Polis memurları ile Emniyet Amiri ve
Müdürlerin gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği
Komiserlere göre daha fazladır.
İş arkadaşları ile ilişkileri hakkındaki iş tatminsizliği,
rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis Memurları ile
Emniyet Amiri ve Müdürlerin gelişme imkanı ile ilgili iş
tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
Huzur hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık
göstermektedir. Polis Memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin
gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre
daha fazladır.
-Çalıştığı birim açısından, iş tatmini aşağıdaki şekilde
oluşmaktadır:
Destek hizmetleri hakkındaki büro polislerinin iş
tatminsizliği, aktif polislere göre daha fazladır. Bunun aksine,
çalışma saatleri ve özgürlük hakkında aktif polislerin iş
tatminsizliği, büro polislerine göre daha fazladır.
Sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, farklılık
göstermektedir. Kasabada oturanların sosyal hizmetler hakkındaki
iş tatminsizliği, şehirde ve metropolde oturanlara göre, ayrıca
şehirde oturanların iş tatminsizliği, metropolde oturanlara
oranla daha yüksektir.
İletişim hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen yere göre
farklılık göstermektedir. Şehirde oturanların iletişim
hakkındaki iş tatminsizliği, metropolde oturanlara göre daha
yüksektir.
-İkamet edilen coğrafi bölge değişkeni açısından iş tatmini,
aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:
İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet
edilen coğrafi bölgelere göre farklılık göstermektedir. İzin ve
tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, Güneydoğu Anadolu
Bölgesinde oturanlarda Marmara Bölgesi’nde oturanlara göre daha
yüksektir.
Sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen
coğrafi bölgeye göre farklılık göstermektedir. Sosyal hizmetler
hakkındaki iş tatminsizliği, Güneydoğu Anadolu ve Ege
Bölgeleri’nde oturanlarda Marmara ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde
oturanlara göre daha yüksektir. Akdeniz Bölgesi’nde oturanların
iş tatminsizliği Marmara Bölgesi’nde oturanlara göre daha
yüksektir.
İletişim hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen coğrafi
bölgeye göre farklılık göstermektedir. İletişim ile ilgili iş
tatminsizliği Marmara ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde oturanlarda
Güneydoğu Anadolu, Ege, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde
oturanlara göre daha düşüktür. Ayrıca Akdeniz Bölgesi’ndekilerin
Ege Bölgesi’ndekilere göre, Doğu Anadolu Bölgesi’ndekilerin
Marmara Bölgesi’ndekilere göre iletişim hakkındaki iş
tatminsizlikleri daha düşüktür.
-Annenin bitirdiği en son eğitim düzeyi değişkeni açısından
iş tatmini, , aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:
İş güvenliği hakkındaki iş tatminsizliği, annenin eğitim
düzeyine göre değişiklilik göstermektedir. Annesi lise mezunu
olanların iş güvenliği hakkındaki iş tatminsizliği, annesi
ilköğretim mezunu olanlara göre daha yüksektir.
Örgütün imajı hakkındaki iş tatminsizliği ,annenin eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Annesi üniversite mezunu
olanların örgütün imajı hakkındaki iş tatminsizliği, annesi
ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
İş arkadaşlarıyla ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği,
annenin eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Annesi
lise mezunu olanların iş arkadaşlarıyla ilişkiler hakkındaki iş
tatminsizliği, annesi ilköğretim mezunu olanlara göre daha
yüksektir.
-Babanın bitirdiği eğitim düzeyi değişkeni açısından iş
tatmini, aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:
Genel iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre
değişiklik göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların iş
tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu
olanlara göre daha yüksektir. Babası ilköğretim mezunu olanların
iş tatminsizliği, babası lise mezunu olanlara göre daha
yüksektir.
Sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve
üniversite mezunu olanların sosyal güvence hakkındaki iş
tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu ve lise mezunu olanların
kine göre daha yüksektir.
Ücret hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine
göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların
ücret hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim, üniversite
ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha düşüktür.
Destek hizmetleri hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu
olanların destek hizmetleri hakkındaki iş tatminsizliği, babası
lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, babanın
eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite
mezunu olanların izin ve tatil imkanların hakkındaki iş
tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu
olanlara göre daha yüksektir.
Çalışma saatleri hakkındaki iş tatminsizliği, babanın
eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite
mezunu olanların çalışma saatleri hakkındaki iş tatminsizliği,
babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre
daha yüksektir.
İşin statüsü hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu
olanların işin statüsü, hakkındaki iş tatminsizliği, babası
ilköğretim ve üniversite mezunu olanlara göre daha düşüktür.
Takdir edilme hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu
olanların takdir edilme hakkındaki iş tatminsizliği, babası
ilköğretim mezunu olanlara ve üniversite mezunu olanlara göre
daha düşüktür.
Sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu
olanların sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği, babası
ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha
düşüktür.
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 05
Yetki hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine
göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu
olanların yetki hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim
mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
Ayrıca babası ilköğretim mezunu olanların iş tatminsizliği,
babası lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
Başarı hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine
göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve üniversite
mezunu olanların başarı hakkındaki iş tatminsizliği, babası
ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
Adalet hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine
göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu
olanların adalet hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim
ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
Sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu
olanların sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babası
ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha
düşüktür.
Üstlerle ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği, babanın
eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise
mezunu olanların üstlerle ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği,
babası ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre
daha düşüktür.
Yönetim tarzı hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim
düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve
üniversite mezunu olanların yönetim tarzı hakkındaki iş
tatminsizliği, babası ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre
daha yüksektir. Ayrıca babası ilköğretim mezunu olanların
yönetim tarzı hakkındaki iş tatminsizliği, babası lise mezunu
olanlara göre daha yüksektir.
Genel olarak amaç bölümünde yer alan sorulara ilişkin şu
yanıtlar bulunmuştur: Yaş, medeni durum,eğitim seviyesi, anne ve
babanın işi iş tatmininde önemli bir rol oynamamaktadır. Buna
karşılık ; cinsiyet rütbe, çalışılan birim, toplam hizmet
süresi, ikamet yerinin büyüklüğü, ikamet yerinin coğrafi
bölgesi, anne babanın eğitim düzeyi Emniyet Hizmetlerinde
çalışanların, iş tatmininde rol oynayan faktörler olarak
karşımıza çıkmaktadır. Bu durum aşağıda bir başka şekilde
düzenlenerek sunulmuştur.
Emniyet hizmetlerindeki iş tatmini, çalışanların
;
-
Cinsiyetine
-
Rütbesine
-
Çalıştığı birime
-
Toplam hizmet süresine
-
İkamet yerinin büyüklüğüne
-
İkamet yerinin coğrafi bölgesine
-
Annesinin eğitim düzeyine
-
Babasının eğitim düzeyine göre farklılık
göstermektedir.
Emniyet Hizmetlerindeki iş tatmini, çalışanların;
Birçok alanda olduğu gibi iş tatmini alanında da psikoloji,
sosyoloji ve sosyal psikoloji alanlarında toplanan bilgilerin,
birbirlerinden çok farklı istikametlerde, çok değişik amaçlarla
yapılması sonucu bilgi birikiminde olumlu ve olumsuz etkilere de
yol açabilmektedir. Bu etkiler, olumlu etkiler olarak
değerlendirilebilir. Kurumların faaliyet alanlarına ilişkin
olarak, kurumlar arası pek çok farklılığın olması doğaldır.
Ancak, bilim genele ulaşmak istediği için, bütün kurumlarda
geçerli olabilecek ortak sonuçlara ulaşmayı hedefler Bu
çalışmada da, iş tatmininin ortak yönleri bulunmaya çalışılmış,
diğer kurumlarda geçerli olan faktörlerin Emniyet Teşkilatı
mensupları için de sözkonusu olduğu görülmüştür.
Diğer sektörlerde söz konusu olmayan; can güvenliği ve mesai
şartlarının ağırlığı, Emniyet Teşkilatı mensuplarında belirgin
bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar varsayımlarımızı
doğrulayacak niteliktedir.
EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 06
Bireylerin icra ettikleri meslekten doyum almamaları, hem
bireyi hem de örgütü olumsuz yönde etkilemektedir. İş
tatminsizliği, çalışanlarda şikayetlerle başlarken, performans
düşüklüğü, işe devamsızlık sağlık problemleri ve sonuçta işi
bırakma ya da iş değiştirme gibi örgüt açısından da önemli
sonuçlarla son bulmaktadır. Yani bireylerin icra ettikleri
meslekten doyum almamaları aile yaşantısına, arkadaşlık
ilişkilerine, sosyal ilişkilerine de yansımaktadır. Kaldı ki;
genel olarak istenilen doyumu elde edemeyen bireylerin, örgütte
bulunmalarının da pek bir anlamı yoktur. Çünkü örgüt bireylerden
oluşur, bireylerinde icra ettikleri meslekten doyumsuz olmaları
örgütün verimini azaltır.
Emniyet Hizmetlerindeki mevcut başarının daha da arttırılması
isteniyorsa, çalışanların iş tatminsizliklerinin kesinlikle
giderilmesi gereklidir. Çünkü tatmin, verimi garantilemese de,
iş tatminsizliğinin verimi düşüreceğine dair bulgular elde
edilmiştir. Bu çerçevede araştırma geçen iş tatminsizliğinin
yaşandığı belirlenen faktörler hakkında, ilgililerin önlem
alması uygun olur. Kalkınmakta olan ve enflasyon oranının yüksek
olduğu bir ülke olarak, genel devlet memuru ücret sisteminden
kaynaklanan sorunların hemen giderilmesi beklenmeyebilir. Ancak,
hizmete özel bazı konulardaki iyileştirmelerin yapılması mümkün
görülmektedir. Fazla mesailerin veya nöbet sisteminin
ücretlendirmeye gerçekçi bir şekilde yansıtılmasının çözüme
katkısı olacaktır. Görev yerlerinin, karakol gibi küçük
ünitelerden oluşması veya büro dışı olması durumlarından dolayı
sağlanamayan yemek servisi gibi hizmetler için daha esnek bir
çözüm getirilebilir. Temel ihtiyaçlar kapsamında yer alan bu ve
benzeri problemlerin çözülmesinden sonra, ancak ortaya
çıkabilecek üstlerle ilişkiler, adalet, güven, huzur, kendini
geliştirme gibi üst düzey faktörlerde tatmin sağlayarak
verimlilikte iki önemli aşama gerçekleştirilebilir. Ayrıca bir
dizi tedbiri de aşağıdaki şekilde sıralamamız uygun olacaktır.
Meslek seçiminde, o mesleğin toplum nezdindeki statüsü ve
saygınlığı önemli bir sebeptir. Bu konuda yapılan araştırmalara
bakıldığı zaman, polislerin meslek saygınlıkları gerek
toplumumuz gerekse meslektaşlarımız tarafından yeterli
bulunmamaktadır. 1996 yılında İstanbul Şükrü Balcı Polis Eğitim
Merkezi ve İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu’nda öğrenim görmekte
olan 1501 polis okulu öğrencisiyle yapılan ankette “Polislik
mesleğinin toplumdaki saygınlığını nasıl algılıyorsunuz”
sorusuna verilen cevaplar; düşük %40,4, orta %54,77 ve yüksek
diyenler de %4,83 olarak belirlenmiştir. Bu da henüz mesleğin
başında olan insanların mesleğin saygınlık seviyesini yeterli
algılamadıklarını ortaya koymaktadır. Bu verilerden de hareketle
polislik mesleğinin saygınlığının arttırılması için; basın yayın
ve kitle iletişim araçları kullanılmalı, basında çıkan haberler
eğer yanlışsa tekzip ile düzeltme yoluna gidilmeli, halkla
ilişkiler çalışmalarına önem verilmeli, polis okullarındaki
eğitimde ve aktif görev yapan personele, iletişim etkileşim
alanına ait sözlü ve sözsüz, sosyal davranış tekniklerini
kazandırıcı bir eğitim öğretim verilmesi (güzel konuşma, nezaket
ve hitap kuralları), gerektiği söylenebilir.
Polislik mesleğinin, cazip bir meslek haline getirilebilmesi
için; basın- yayın ve kitle iletişim araçları ile mesleğin
toplumdaki statüsü, saygınlığı arttırılarak, mesleğe başvuracak
olanların nicelik ve nitelik bakımından artması, daha nitelikli
elemanların seçilebilme ihtimallerini da yükseltecektir.
Mesleğin toplumdaki statüsünü artıracak olanlar da yine
polislerin kendileridir. Mesleğin saygınlığı artırıldığı
ölçüde,çalışanların da yaptıkları işten haz duymaları sağlanacak
tatminleri de artacaktır.
Mesleğini daha iyi bilen, daha yetenekli ve mesleğinin
gereklerini rahatça yerine getirebilen bireyler iş tatminini
elde edeceklerdir. Çünkü, günümüzde bir örgütün başarısı, fiziki
varlığından çok zihinsel varlığına ve entellektüelliğine
bağlıdır. İnsan yönetimi ve bunun, yararlı ürün ve hizmetlere
dönüştürülmesi için eğitimin kalitesi en önemli mesele haline
gelmiştir. Dolayısıyla, polisin belli bir sürede, mesleği
öğretmenlik olmayan kişilerce değil, uzman kişilerce günün
şartlarına uygun eğitilmesi zorunludur. Günümüzde polis
teşkilatı, üniversiteyi kazanamayan kimselerin istihdam edildiği
veya istihdam garantisi sağlayan bir kurum olmaktan
çıkarılmalıdır. Bu yüzden, öncelikle polis okullarında iyi bir
eğitim verilmelidir. Ancak bunu yapmada öncelik, kaliteli eleman
seçebileceğimiz insan kaynaklarına ulaşmaktan geçer.
Polis okullarının amacına ulaşması için, geri hizmet
olmaktan çıkarılması ve polis okulunda çalışan kişilerin
buralarda kendi arzularıyla, isteyerek çalışmalarını teşvik
edici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Polis Okulları’nda
öğrenim gören polis adaylarının meslek eğitimi sırasında
idealist amirlerin ve öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimde
mesleğin zorluklarını nasıl gögüslenebileceği konusundaki
çözümleri ve yaklaşımları, öğrenciler üzerinde geleceğe yönelik
olarak hayal kırıklıklarına karşı direnebilme seviyesini
yükseltici bir rol oynadığı göz önünde bulundurulmalı ve
yöneticilerin bu konuda hassas olmaları gerektiği
belirtilmelidir.
Polisin en iyi şartlarda bile, 12 saat çalışıp 24 saat
istirahat ettiğini düşünürsek ayda “240” saat çalışmaktadır. 657
sayılı Devlet Memurları Kanunu ’na bağlı memurlar ise
09:00-18:00 saatleri arasında, haftada 5 gün, ayda “160” saat
çalışmaktadır. Görüldüğü gibi Emniyet Mensupları diğer
memurlardan en az %50 daha fazla çalışmaktadır. Bunun yanı sıra
polisin bayram izni , yılbaşı izni, resmi tatil gibi izinleri
kullanamadığı, hizmet gereği izinlerinin kesildiği, mesai
çıkışının ikinci bir emre kadar verilmediği durumların
varolmasını göz önünde bulundurursak; polise ödenen fazla
mesainin bireyi tatmin etmediği ortaya çıkmaktadır. Bunun için
mesai saatlerinin, bireylerin fizyolojik yapısının
kaldırabilecek şekilde hazırlanması ve fazla mesainin karşılığı
olarak ücretin çalışma ile dengeli hale getirilmesi ile
birlikte, kullanılamayan bu resmi izinlerin daha ileri ki
vakitlerde kullandırılması bireylerin iş tatmini artıracaktır.
Polise asli görevi olmayan yerlerde ( konser, maç.) çalıştığı
durumunda ek ücret verilmesi iş tatminini artıracaktır.
İş güvenliği açısından emniyet mensuplarının, geleceği
garanti altına alınabilecek şekilde, meslekte aktif çalışırken
ödenen tazminatları emekliliğe de yansıtılarak bu konudaki
şikayetler giderilmelidir. Emekliliğini hak eden çalışanların bu
yolla emekliye ayrılmaları gerçekleşecek, böylece üst rütbelerde
ve kadrolarda boşalmalar olacaktır. Bu yolla; alt rütbelerde
bekleyenler üst rütbelere daha rahat yükselebileceklerdir.
Ayrıca meslekte aktif çalışan rütbeli personele kadro yokluğu
sebebiyle re’sen emeklilik hakkı verilerek de (aktif çalışırken
sahip oldukları özlük haklar korunarak) yukarıda değindiğimiz
husus gerçekleştirilebilir.
Hiyerarşik yapıda, alınan eğitimin maaşlarda da farklı bir
şekilde algılanabilecek kadar değiştirilmesi sağlanabilir. Lise
mezunu ile üniversite mezunu arasında maaş bakımından gözle
görülebilir bir farklılık olmalıdır. Kıdem arttıkça, ücretler de
kıdeme paralel olarak hissedilecek şekilde artmalı, bunun
yanında rütbe artışıyla birlikte maaş artışı da algılanabilecek
seviyeye getirilmelidir.
Emniyet mensupları yapmış oldukları işin özelliğinden dolayı,
genellikle lojman ve güvenli bölgeleri tercih etmek durumunda
kalmaktadırlar. Lojman ihtiyacının, özellikle büyük şehirlerde
tüm çalışanlar için karşılanmadığı durumlarda da kira yardımının
ücretlendirilmeye günün şartlarına uygun yansıtılması
gerekmektedir.
Yukarıda da değinildiği gibi, polis gününün büyük bir
bölümünü görev yerinde geçirmektedir. Evine, çocuklarına,kendine
ayırdığı vakitten daha büyük bölümünü, işine ayırmaktadır. Bu
nedenle; polisin işte geçen vaktinin daha huzurlu olması için
ortamın ısısı,nemi , havalandırılması, ışığı, sessizliği,
rahatlığı,tehlikesiz oluşu ile çalışmaya elverişli olmalı.
Polis, evinde bulduğu huzuru iş yerinde de bulabilmelidir.
Çalışma şartları iyi olursa iş tatmini artacaktır.
Terfi insanı çalışmaya teşvik eder. Eğer yeni işe başlayan
bir kimse, önünde ilerleme olanağı bulunmadığına inanır ve
ücretinin artmayacağı duygusuna kapılırsa, her türlü çabanın
gereksiz olduğunu düşünür ve bu durum da çalışanda tatminsizliğe
yol açar. Polis Memurunun yükselme yönünde önünü açarak, alt ve
orta kademe amir ihtiyacını karşılamak için belirli aralıklarla,
belirli hizmet yılını doldurmuş ve üniversite mezunu memurlara
amirlik sınavları açılmak suretiyle, meslek içerisinde
yükselmeleri sağlanmalıdır. Böylelikle Emniyet Teşkilatı’nın
eğitim seviyesi ve kalitesi de artacaktır. Polis memurlarına bir
ideal verildiği için, eğitim seviyelerini arttırılmaya
görevlerinde başarılı olmaya çalışacaklar ve bu da iş tatminini
doğuracaktır. Ayrıca, meslek içi ilerlemede öncelikle liyakat,
ehliyet ve verimlilik ilkeleri, sonra mesleki kıdem ilkesi
gelmelidir. O zaman meslekte çalışanların başarıları mesleğin
geleceğini de olumlu yönde etkileyecektir.
Üstün astların iş tatminini elde etmesinde önemli bir rolü
vardır. Üst düzey yöneticilerin alt kademe yönetici ve
memurların problemleriyle yakından ilgilenmeleri iş tatminini
arttıracaktır.
Polis adaylarının beden ve ruh sağlığının korunması ve
moralinin yüksek seviyede tutulması, öğrencilerin şahsi ve
ailevi problemlerini çözümlemek için okullardaki Rehberlik ve
Psikolojik Danışma Büro Amirlikleri aktif hale getirilmiştir. İl
Emniyet Müdürlükleri kadrolarında da çalışan Emniyet Mensupları,
her türlü ortama girdikleri için stresli ve sıkıntılı zamanlar
geçirebilir. Bunun için İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde var olan
Başhekimliğe bağlı psikolog ve psikiyatristler istihdam edilerek
Emniyet Mensuplarının, bu şartlardan çekinmeden, meslekten
ayrılma korkusu yaşamadan, rahatlıkla yararlanması
sağlanmalıdır. Böylelikle kendisiyle ve çevresiyle barışık
ayrıca işini seven bir “teşkilat mensubu” yetişecektir.
|