Ana Sayfa     |     ISO 9001:2000        |        Ziyaretçi Defteri   | Öğrenci Bilgi Sistemi       |        Mezunlarımız        |        İstatistikler        |      İletişim      |       English
GENEL BİLGİLER
 Türk Polis Tarihi
 Okulumuz Tarihi
 Şükrü BALCI Kimdir
 Görev Yapmış Müdürlerimiz
 P.M.Y.O Kuruluş Şeması
 İdari Personelimiz
 Basında Okulumuz
 AKADEMİK BİLGİLER
 Akademik Takvim
 Okutulan Dersler
 Eğitim Kadrosu
 SOSYAL FAALİYETLER
 Sosyal Etkinlikler
 Kol Faaliyetleri
 Konferanslar/Seminerler
 Ziyaretler
 Okul Polisi Projesi 
 U.Gençlik Ödülü Programı
 OKUL FOTOĞRAFLARI
 Uydu Fotoğrafları
 Okul Kuşbakışı Görünümü
 Deprem Güçlendirme 
 Okulumuz Krokisi
 Fotoğraf Galerisi

AKADEMİK ETKİNLİKLER

 Makaleler
 Personelimizin Yayınları
 Akademik Personelimiz
 Yenisey Polis ve Hukuku
 BAŞVURU KOŞULLARI
 Polis Akademisi
 Polis Koleji
 PMYO
 

 

 Akademik Etkinlikler > Makaleler > EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI



MEHMET DENİZ

e-posta: mdenizz@e-kolay.net

   EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI

   Psikoloji 1930’lu yıllara kadar pek ele alınmayan iş dünyasındaki insanı, bu yıllardan sonra bilimsel araştırmalara konu etmeye başlar. Böylece insanı işe ve çalışmaya yöneltme yolları araştırılmaya başlanır. 1960’lı yıllardan sonra’da iş dünyasındaki insanın işinden ve iş çevresinden memnuniyetinin onu daha verimli kılacağı düşüncesiyle, ölçekler hazırlanıp araştırma bulguları yayınlanmaya başlanır. Bu konuyla ilgili olarak; iş çözümlemeleri, çalışma ortamları, fiziki ve manevi şartlar, çalışan işçinin tutumları gibi konular hem teorik, hem pratik olarak uygulamaya aktarılmaya çalışılır.

   Çalışanların daha verimli ve başarı olabilmeleri için, gelişmiş sanayi ülkeleri bilimsel bulguları daha titiz bir şekilde uygulamaya başlamışlardır. Sanayi devriminden önceki ve sanayi devriminin ilk yıllarında Avrupa’da yeşil çimenlerin üzerinde fabrikalar yükselmeye başladığında, işçilerin ve ailelerinin fizyolojik ihtiyaçlarının karşılanmasıyla, iş veriminin artmadığı görülmüştür. Bu konuda başka faktörlerin rol oynayabileceği kabul edilmekle beraber, bu dönemde yapılan bilimsel araştırmalar çok kısıtlı kalmıştır.

   Gelişmiş sanayi ülkelerinde otomasyona geçilmesi ve kitle üretimi yoluna gidilmesi, işçiyi makinayla yüzyüze getirmiş, işçinin bir iş yapmış olma sevincini alıp götürmüş ve verimsizliğe yol açmıştır. İşçi, özne olmaktan çıkıp, nesne olmaya zorlanmıştır. Bu zorlanma neticesi, yabancılaşma dediğimiz sosyolojik ve psikolojik bir kavram ortaya çıkmıştır. İşçi, üretim bandında bir özne değil, bir nesne haline geldiğinden, iç dünyasında insanlığından uzaklaştırılmıştır. İş tatmini, sadece sanayi örgütlerinde değil, resmi hizmet örgütlerinde de araştırmalara yol açarak yeni yapılanmalarda etkisini göstermeye başlamıştır. Yönetime katılma, amir-memur, işçi-patron, yönetici-yönetilen, ast-üst ilişkileri gibi. deyimleri insan ilişkilerinin uyumlu olması gerektiğini vurgulayan deyimler olarak karşımıza çıkmaktadır.

   Sıkıcı işlerde çalışan, kendi kendilerine karar verme özgürlüğü hemen hiç olmayan işçilerin, doğal olarak tembelliğe ve inatçılığa kayma tehlikeleri vardır. Yöneticiler, onları bazı güdüleme araçlarından yararlanarak yönetmelidirler. Bunun için, insanları güdüleyen nedenler saptanmalı ve istekleri yerine getirilmeye çalışılmalıdır. Böylece hem kendi kişisel ihtiyaçlarını karşıladıkları ve hem de örgütün amaçlarına ulaşmak üzere çalıştıkları bir ortam yaratabilecektir.

   Görüldüğü gibi işlerin insanı sıkan yönleri olabildiği gibi, karar verme özgürlüğünün ortadan kalktığı durumlarda da, işçi özne olmaktan çok, nesne olmaya zorlandığında, tembelliğe ve inatçılığa kayma sebebiyle verimi düşürme yoluna gidebileceği düşünülebilir. Bu bakımdan yöneticilerin işçileri bazı güdüleme veya isteklendirme araçlarından faydalanarak yönetebilmeleri onların verimini artıracaktır. Bu sebeple, insanları çalışmaya karşı gönüllü hale getiren, isteklendiren sebepler belirlenmeli, istekleri yerine getirilmeye çalışılmalıdır. Ancak bu iddia tartışılabilir. İhtiyaçları karşılanan işçilerin tembelleşmeyecek-lerinin garantisi yoktur. Fakat yöneticilerin, her yönetileni gayet iyi tanıyarak bu bilgilere dayalı yönlendirme yapmaları daha etkili olabilir.

   21. yüzyılda toplum, 20. yüzyıla nazaran daha da karmaşıklaşma olgusuyla yüzyüze gelecektir. Toplumların iç ve dış güvenlikleri bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate alınarak sağlanması konusu güncelliğini koruyacaktır. Toplumlarda yasaların koruyuculuğunu üstlenen polis örgütünün görevleri; bu gelişmelere paralel olarak daha da artacaktır. Geleneksel suçlar yanında organize suç örgütleri, sanayi casusluğu, kaçakçılık, kredi kartı suçları, internetten haksız kazanç, gibi yeni suçlarla mücadelede polisin görevlerini daha da zorlaştıracaktır. Polis örgütünde çalışanların görevlerindeki zorluklarla başedebilmeleri, çaresizliğe düşmemeleri, meslekten ayrılmaların azaltılması gibi. konular araştırılarak gelecek için tahminlerin yapılması ve önlemler alınması gerekmektedir.

   Toplumdaki sosyal değişme ve gelişmelere paralel olarak hızlı değer değişmeleri ve ekonomik krizlerin, yasaları çiğneyenlerin sayısı artmaktadır. 21. yüzyılda sosyal değişme ve gelişmelerin daha da artacağı düşünüldüğünde; Türk toplumunun anarşiden uzak, rahat ve huzurlu yaşayabilmesi, polis örgütünün görevlerini doğrudan yönlendiren bir faktördür. Ancak halen görevleri başında olan polislerimizin meslekten duydukları tatmin boyutları dereceleri ayrıntılı olarak araştırılmış bir konu değildir. Bu sebeple bu araştırma ile bu konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır.

   Polis kıyafetiyle diğer mesleklerden ayrılır ve bazı insanların gözünde canlı bir hedef gibidir. Toplumda herkesin kurallara uymasını beklemek bir hayaldir. Her toplumda kuralları çiğneyen insanlar bulunur. Yasaları, genel ahlak kurallarını, ticari ahlakı vb. çiğneyen insanlara karşı polis; önleyicilik, korumacılık ve yönlendiricilik görevlerini yapmak durumundadır. Kimin ne yaptığının belli olmadığı, her kafadan bir ses çıktığı anarşi durumlarında, insanlar güvensizlik içinde mutsuz olacaklardır. Çünkü insan ruhu anarşiye uyum sağlayamaz. Kuralları olmayan bir toplum düşünemeyiz. İnsanlar güven içinde yaşamak için diktatörlere bile boyun eğmişlerdir. İnsanları mutsuz eden şey, baskı altında yaşamak değil, kendilerine haksızlık edilmiş olma duygusudur. “Elle gelen düğün bayram, şeriatın kestiği parmak acımaz” sözleri insanların bu yönünü vurgulamaktadır. Demokratik bir toplumda polisin görevi daha da zorlaşmaktadır. Toplumun çeşitli kesimlerindeki baskı grupları, kendi güçlerini göstermek amacıyla; polisin adil görev yapmasına değil, kendi amaçları ve çıkarları doğrultusunda polisi yönlendirilmesine çaba harcamaktadırlar. Filmlerdeki polisler, sadece görüntü olarak vardır.

 EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 02

   Örgütlerde davranış çözümlemesi bakımından önemli bir tutum türü, çalışanların işe ve iş ortamına karşı genel tutumlarıdır. Tutum; istikamet kazanmış davranış olarak tanımlanabilir. Herhangi bir konuda algılama düşünme, hissetme ve davranış eğilimi olarak tutum, çalışanların işe ve iş ortamına karşı davranış yönünü de içerir. Çalışanların işe ve iş ortamına ait tutumlarına “iş tatmini” denir. Yapılan iş kişinin kişisel ihtiyaçlarını karşılamasının yanında onun iç dünyasını ve değer yargılarını da olumlu yönde etkilediği takdirde iş tatmininden sözedilebilir.

   Polis örgütünde de çalışanların yaptıkları işe ve iş ortamına karşı tavırları, iş tatmini olarak görülebilir. Çalışma ortamındaki tecrübelerinin polisler üzerinde bıraktığı olumlu etkiler, iş tatminini artırıcı bir rol oynayabilir. Yapılan işler, polisin bireysel ihtiyaçlarını karşılayıp, onun iç dünyasını ve değer yargılarını da olumlu yönde etkilemiş ise, iş tatmini ortaya çıkar diyebiliriz. Fakat iş tatmini pek çok faktörden etkilenebilir. Herhangi bir işten duyulan tatminsizlik, genel mesleki tatmini ne derecede etkileyebilir bunu tahmin etmek çok daha zordur. Kısaca yapılan işteki başarı veya başarısızlık tecrübelerinin iş tatminini olumlu veya olumsuz şekilde sürekli etkileyebileceğini söylemek zordur. Bu bakımdan iş tatmininde süreklilik veya geçicilik özelliklerinden de bahsedilebilir.

   Uyanık geçirdiğimiz saatlerin büyük bölümü iş ve meslekle ilgili etkinlikler tarafından doldurulmaktadır. Bu etkinlikler, modern toplumlarda özellikle örgütlerde sürdürülmektedir. Bu bakımdan örgüt davranışlarının incelenmesi; hem çalışanlar, hem de çalıştıranlar açısından çok önemlidir. Bu bakımdan örgütlerdeki çalışma saatleri, bir başka problem oluşturmaktadır. Polislerin çalışma saatleri, her hafta değiştiğinde, verdikleri yanlış karar sayısının arttığı ve acil durumlarda yargılama yeteneklerini tam olarak kullanamadıkları gözlenmektedir. Görüldüğü, gibi iş tatmininde zamanın programlanması bile, çok önem arzetmektedir.

   Polis örgütü tıpkı askeri örgütlenmede olduğu gibi az sayıda yöneticinin idaresinde ki büyük örgütlerden birini oluşturmaktadır. Gerçekte polislerin ellerinden gelenin en iyisini yapmaya nasıl isteklendirileceği hakkındaki geleneksel düşünce, bütün gücü ellerinde tutanlarla güçsüz olanlar arasındaki ilişkiden kaynaklanır. Kısaca amirlerin görevi; astlara emrettiklerini onların en iyi şekilde nasıl yaptırabileceği meseleseni ortaya çıkarır. Bilimsel yönetim dediğimiz şey,standardize edilmiş araçlar, dikkatle seçilmiş personel ve onları isteklendirme çabasını kapsar. İsteklendirme, yapma şevkini artırma meselesidir. Bu sebeple, üst seviyede verime ulaşmak için bazı örgütlerde teşvik edici olarak paranın kullanıldığı görülebilir. Ancak insan motivasyonunun başka yönleri de vardır. Herhangi bir örgütte, insan ilişkileri göz önüne alınmadan örgütün başarısından söz etmek eksik kalır. Gerçekten de insanlar, kişisel tatmin için parasal tatminden daha yüksek standartlar koymaktadırlar. Kişisel tatminde, örgüt içindeki insanlar arasındaki ilişkilerin paradan daha çok önem kazanması, bir görevi yapabilme, iş birliği gibi duygular önemli rol oynamaktadırlar.

   İş tatmininde rol oynayan faktörlerden biri işin zenginleştirilmesidir. Çünkü çalışanların en çok önem verdiği değer, daha öncede değindimiz gibi hakkaniyettir.. Örgütte çalışanlar amirlerinden eşit muamele görmek istemektedirler. Ayrıca örgütün büyüme ve gelişmesi açısından görüşleri alındığında ve görevlerini etkileyen kararlara katılma şansı verildiğinde verimde ve tatminde artışlar olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur. İşe bağlılık da, iş tatmininde önemli bir faktördür. Bir polisin mesleğe duyacağı bağlılık, görevin bir parçası olduğu duygusu, göreve sadakati örgüt ile özdeşleşebilmesiyle orantılıdır. Örgütte çalışanlar yüksek başarı ihtiyacı duyduklarında ve örgüt içinde bir miktar sorumluluk aldıklarında göreve ve mesleğe bağlılıkları artmaktadır. Bu bakımdan göreve bağlılık, örgütün başarısı ve özdeşleşmeye götüren sembol ve etkinliklerle de güçlendirilebilir. Örneğin örgütün kuruluş yıldönümü kutlamaları, başarılı olanlara verilen plaket ve şiltler, takdirnameler, maaş taltifleri işe bağlılığı artırıcı bir rol oynar. Mesleğinden tatmin sağlayan bir polis daha az devamsızlık yapar, daha az sağlık şikayeti olur ve başka mesleğe geçmek istemez. Bu bakımdan iş ve meslek tatmininin en yüksek seviyeye çıkarılması gereklidir. Bu tatmini etkileyen pek çok faktör vardır.

   Bilgi toplumu, refah toplumu, postmodern toplum, sanayi ötesi toplum gibi, terimlerle ifade edilen günümüz toplumlarının gelecekte daha da karmaşıklaşacağı, buna bağlı olarak yasalardan sapanların bilim ve teknolojiyide kollanarak, yasalardan kaçmaya çalışacakları varsayımından hareketle, toplumların uyum ve düzen içerisinde yaşayabilmeleri Emniyet Hizmetlerinin önemini bir kat daha arttırmaktadır. Bu bakımdan ülkemizde Emniyet Hizmetlerinde çalışanların diğer mesleklere oranla iş tatminlerinin yüksek olması polislik mesleğine girmek isteyenlerin sayısını da artıracağından, bu durum meslek için olumlu olarak görülebilir. Bu alanda yapılacak araştırmalar, tatminsizlik alanlarının belirlenmesinde yol gösterici olacağından olumsuzlukların giderilebilmesi için hangi önlemlerin alınması gerektiğini de ortaya koyabilir. Günümüzdeki hızlı sosyal değişme ve gelişmeler bu hizmet dalında 19. Yüzyıl anlayışıyla yapılamayacağından bilimsel verilerinde dikkate alınarak gelecek yüzyıldaki emniyet hizmetlerinin yönlendirilmesinde bu tür araştırmaların önemi inkar edilemez.

EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 03

   Sonuç Ve Öneriler
   Sonuç

   Emniyet Hizmetleri mensuplarının genel değerlendirmesinde; tüm iş tatmini faktörlerinde tatminsizlik yaşadıkları görülmektedir. Dışsal iş tatmini faktörlerindeki tatminsizlik, içsel iş tatmini faktörlerindeki tatminsizliğe göre, daha yüksektir. Dışsal iş tatmini faktörleri kendi aralarında değerlendirildiğinde, parasal konulara ilişkin faktörlerdeki (ücret, ek imkanlar) tatminsizliğin en yüksek düzeyde olduğu anlaşılmaktadır.

   Örneklem grubunun %76.92’si Polis Memuru, %17.41’i Komiser yardımcısı, Komiser ve baş Komiser,%5.,67’si Emniyet Amiri, 4. Sınıf,3. Sınıf ,2. Sınıf Emniyet Müdürlerinden oluşmaktadır.

   Örneklem grubunun % 25.71 ‘ i bekar %74,29’ u evlidir %60,32’ lise mezunu %34,41 Üniversite mezunu sadece %2.43’ü ilköğretim ve %2,83’ ü lisansüstü eğitim mezunudur. Emniyet Hizmetleri mensuplarının çoğunluğu lise mezunlarından oluşmaktadır. Üniversite mezunu kadın polislerin oranı %20.83 erkek polislerin oranının %40 olduğu dikkati çekmektedir.

   Örneklem grubunun %40.08’ i 4-10 yıllık hizmet süresine %40.89 ‘u 11 yıl ve üzeri hizmet süresine sahipken mesleğe yeni girmiş olanlar % 19.03’lük oran ile en küçük grubu oluşturmaktadır.

   Örneklem grubunun %78.86 ‘sı metropolde görev yapmaktadır. Araştırma İstanbul il Emniyet Teşkilat’ında uygulanmış olmakla beraber, diğer birimleri işaretleyen 52 kişinin 39’ unun İstanbul Şükrü Balcı Polis Eğitim Merkezi’nde kurs görmekte olan Komiser yardımcıları olduğu bilinmektedir. Geri kalan 13 kişi ise geçici görevlendirme ile gelmiştir.

   Örneklem grubunun %79.76 Marmara Bölgesinde görev yapmaktadır. Bir önceki paragrafta açıklandığı gibi, diğer bölgelerde oturduğunu ifade edenler Şükrü Balcı Polis Eğitim Merkezinde kurs görmekte olan kursiyerlerdir.

   Örneklem grubunun %81.17’ sinin babasının İlköğretim, %13.69’ unun lise mezunu olduğu anlaşılmaktadır. Bayan polislerde babaları lise ve üstü eğitim görmüş olanların oranı %33.34’ü bulurken erkek polislerde bu oran %18.83 ‘ de kalmaktadır. Buradan şunu da çıkartmamız mümkündür ; eğitim seviyesi yüksek olan ailelerin, çocuklarını cazip bir meslek olarak görmedikleri, anlaşılan polisliğe yönlendirmedikleri anlaşılmaktadır.

   Örneklem grubunun %91.89’unun annesinin ilköğretim mezunu olması, yine polisliğe yönelimin düşük ailelerden olduğunu göstermektedir. Ancak bayan polislerin ailelerinin erkek polislere göre eğitim seviyesi açısından daha yüksek olduğu gözlenmektedir.

   Örneklem grubunun ¾ ‘ünün babası memur , çiftçi veya işçidir. Bu durum ailenin gelir düzeyini direk olarak etkilemektedir. Örneklem, polis ailelerinin alt sosyo-ekonomik ve üst sosyo-ekonomik grubunu teşkil etmektedir. Dolayısıyla burada üst sosyo-ekonomik çevreden insanların çocuklarını polisliğe yönlendirmediklerini söyleyebiliriz.

   Örneklem grubunun % 95.53’ünün annesinin ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Erkek polislerin %2.3’ünün, kadın polislerin ise %9.72’sinin annesi çalışmaktadır.

   Örneklem grubunun %58.92’si büro polisi, %41.08’i aktif polis olarak görevlerini yürütmektedirler. Örneklemin her iki görev yapısını dengelediği söylenebilir. Aktif polislik görevini yapan kadınların oranı %33.82’ ye düştüğü gözlenmektedir.

   Yaş değişkeni açısından: Gibson ve Klein'in yapmış oldukları araştırma iş tatminin yaşla ilgili değil de aynı işte kalma süresiyle ilgili olduğunu göstermiştir. Emniyet Hizmetleri sınıfında yapmış olduğumuz araştırma yaşla iş tatmini boyutlarının hiçbiri arasında manidar bir ilişki olmadığını göstermiştir.

   Cinsiyet değişkeni açısından; Helin ve Smith’in yapmış oldukları araştırma sonucu kadınların toplumda üslendikleri eşlik ve annelik rolleri ile çalışma yaşamında üst düzey gereksinimlerini gidermeyi amaçlamamakta, maddi, fiziksel unsurlar ile ödüller onlar için önemli olduğundan, iş tatminleri erkeklere göre daha az gerçekleşmektedir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapmış olduğumuz araştırma; kadınların iş güvenliği, ücret , izin ve tatil imkanları, terfi (yükselme), işin statüsü, sorumluluk, yetki, yönetim tarzı, iş çeşitliği ve huzur boyutları bakımından da kadınların, iş tatminsizliğini erkeklere oranla daha fazladır.

   Medeni durum açısından; Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapmış olduğumuz araştırma iş tatmininin hiçbir boyutta medeni duruma göre farklılık göstermediğini ortaya koyar.

   Eğitim düzeyi açısından, Klein ve Meher’in yapmış olduğu araştırma; bireylerin eğitim ve kazandıklarını karşılaştırır, eşitlik veya kendilerine göre pozitif bir sonuca ulaşırsa iş tatminine; tersine bir durumda ise iş tatminsizliğine düşeceklerini göstermiştir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapmış olduğumuz araştırma; iş tatmininin hiçbir boyutta eğitim düzeyine göre fark göstermediğini ortaya koymuştur.

   Rütbe açısından yapılan araştırmalarda, iş tatmini ile statü arasında güçlü bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Yöneticiler arasında yapılan araştırma sonuçlarına göre; üst yönetsel kademede bulunan kişilerin, iş tatminleri daha yüksektir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı’nda yapılan araştırma.

EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 04

   Ek imkanlar hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurlarının ek imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, Komiserlere göre daha fazladır.

   İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurlarının izin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.

   Terfi (yükselme) hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurlarının terfi (yükselme) hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.

   Saygı hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurlarının saygı hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
   Sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis Memurlarının sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
   Yetki hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin yetkileri hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
   Gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
   İş arkadaşları ile ilişkileri hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis Memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin gelişme imkanı ile ilgili iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.
   Huzur hakkındaki iş tatminsizliği, rütbelere göre farklılık göstermektedir. Polis Memurları ile Emniyet Amiri ve Müdürlerin gelişme olanağı hakkındaki iş tatminsizliği Komiserlere göre daha fazladır.

   -Çalıştığı birim açısından, iş tatmini aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:

   Destek hizmetleri hakkındaki büro polislerinin iş tatminsizliği, aktif polislere göre daha fazladır. Bunun aksine, çalışma saatleri ve özgürlük hakkında aktif polislerin iş tatminsizliği, büro polislerine göre daha fazladır.
   Sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, farklılık göstermektedir. Kasabada oturanların sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, şehirde ve metropolde oturanlara göre, ayrıca şehirde oturanların iş tatminsizliği, metropolde oturanlara oranla daha yüksektir.

   İletişim hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen yere göre farklılık göstermektedir. Şehirde oturanların iletişim hakkındaki iş tatminsizliği, metropolde oturanlara göre daha yüksektir.

   -İkamet edilen coğrafi bölge değişkeni açısından iş tatmini, aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:

   İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen coğrafi bölgelere göre farklılık göstermektedir. İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde oturanlarda Marmara Bölgesi’nde oturanlara göre daha yüksektir.

   Sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen coğrafi bölgeye göre farklılık göstermektedir. Sosyal hizmetler hakkındaki iş tatminsizliği, Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgeleri’nde oturanlarda Marmara ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde oturanlara göre daha yüksektir. Akdeniz Bölgesi’nde oturanların iş tatminsizliği Marmara Bölgesi’nde oturanlara göre daha yüksektir.

   İletişim hakkındaki iş tatminsizliği, ikamet edilen coğrafi bölgeye göre farklılık göstermektedir. İletişim ile ilgili iş tatminsizliği Marmara ve Doğu Anadolu Bölgeleri’nde oturanlarda Güneydoğu Anadolu, Ege, İç Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde oturanlara göre daha düşüktür. Ayrıca Akdeniz Bölgesi’ndekilerin Ege Bölgesi’ndekilere göre, Doğu Anadolu Bölgesi’ndekilerin Marmara Bölgesi’ndekilere göre iletişim hakkındaki iş tatminsizlikleri daha düşüktür.

   -Annenin bitirdiği en son eğitim düzeyi değişkeni açısından iş tatmini, , aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:

   İş güvenliği hakkındaki iş tatminsizliği, annenin eğitim düzeyine göre değişiklilik göstermektedir. Annesi lise mezunu olanların iş güvenliği hakkındaki iş tatminsizliği, annesi ilköğretim mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   Örgütün imajı hakkındaki iş tatminsizliği ,annenin eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Annesi üniversite mezunu olanların örgütün imajı hakkındaki iş tatminsizliği, annesi ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   İş arkadaşlarıyla ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği, annenin eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Annesi lise mezunu olanların iş arkadaşlarıyla ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği, annesi ilköğretim mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   -Babanın bitirdiği eğitim düzeyi değişkeni açısından iş tatmini, aşağıdaki şekilde oluşmaktadır:

   Genel iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre değişiklik göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir. Babası ilköğretim mezunu olanların iş tatminsizliği, babası lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   Sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve üniversite mezunu olanların sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu ve lise mezunu olanların kine göre daha yüksektir.

   Ücret hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların ücret hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha düşüktür.

   Destek hizmetleri hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların destek hizmetleri hakkındaki iş tatminsizliği, babası lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   İzin ve tatil imkanları hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların izin ve tatil imkanların hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

      Çalışma saatleri hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların çalışma saatleri hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
   İşin statüsü hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların işin statüsü, hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim ve üniversite mezunu olanlara göre daha düşüktür.
   Takdir edilme hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların takdir edilme hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve üniversite mezunu olanlara göre daha düşüktür.

   Sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların sorumluluk hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha düşüktür.

EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 05

   Yetki hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların yetki hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim mezunu olanlara ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir. Ayrıca babası ilköğretim mezunu olanların iş tatminsizliği, babası lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   Başarı hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve üniversite mezunu olanların başarı hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
   Adalet hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası üniversite mezunu olanların adalet hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.
   Sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların sosyal güvence hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha düşüktür.

   Üstlerle ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lise mezunu olanların üstlerle ilişkiler hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim, üniversite ve lisansüstü mezunu olanlara göre daha düşüktür.
   Yönetim tarzı hakkındaki iş tatminsizliği, babanın eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir. Babası lisansüstü ve üniversite mezunu olanların yönetim tarzı hakkındaki iş tatminsizliği, babası ilköğretim ve lise mezunu olanlara göre daha yüksektir. Ayrıca babası ilköğretim mezunu olanların yönetim tarzı hakkındaki iş tatminsizliği, babası lise mezunu olanlara göre daha yüksektir.

   Genel olarak amaç bölümünde yer alan sorulara ilişkin şu yanıtlar bulunmuştur: Yaş, medeni durum,eğitim seviyesi, anne ve babanın işi iş tatmininde önemli bir rol oynamamaktadır. Buna karşılık ; cinsiyet rütbe, çalışılan birim, toplam hizmet süresi, ikamet yerinin büyüklüğü, ikamet yerinin coğrafi bölgesi, anne babanın eğitim düzeyi Emniyet Hizmetlerinde çalışanların, iş tatmininde rol oynayan faktörler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum aşağıda bir başka şekilde düzenlenerek sunulmuştur.

Emniyet hizmetlerindeki iş tatmini, çalışanların ;

  • Cinsiyetine

  • Rütbesine

  • Çalıştığı birime

  • Toplam hizmet süresine

  • İkamet yerinin büyüklüğüne

  • İkamet yerinin coğrafi bölgesine

  • Annesinin eğitim düzeyine

  • Babasının eğitim düzeyine göre farklılık göstermektedir.

Emniyet Hizmetlerindeki iş tatmini, çalışanların;

  • Yaşına

  • Medeni durumuna

  • Eğitim düzeyine

  • Annesinin işine

  • Babasının işine göre farklılık göstermemektedir.

   Birçok alanda olduğu gibi iş tatmini alanında da psikoloji, sosyoloji ve sosyal psikoloji alanlarında toplanan bilgilerin, birbirlerinden çok farklı istikametlerde, çok değişik amaçlarla yapılması sonucu bilgi birikiminde olumlu ve olumsuz etkilere de yol açabilmektedir. Bu etkiler, olumlu etkiler olarak değerlendirilebilir. Kurumların faaliyet alanlarına ilişkin olarak, kurumlar arası pek çok farklılığın olması doğaldır. Ancak, bilim genele ulaşmak istediği için, bütün kurumlarda geçerli olabilecek ortak sonuçlara ulaşmayı hedefler Bu çalışmada da, iş tatmininin ortak yönleri bulunmaya çalışılmış, diğer kurumlarda geçerli olan faktörlerin Emniyet Teşkilatı mensupları için de sözkonusu olduğu görülmüştür.

   Diğer sektörlerde söz konusu olmayan; can güvenliği ve mesai şartlarının ağırlığı, Emniyet Teşkilatı mensuplarında belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar varsayımlarımızı doğrulayacak niteliktedir.

EMNİYET MENSUPLARININ İŞ TATMİNİ ARAŞTIRMASI / 06

   Bireylerin icra ettikleri meslekten doyum almamaları, hem bireyi hem de örgütü olumsuz yönde etkilemektedir. İş tatminsizliği, çalışanlarda şikayetlerle başlarken, performans düşüklüğü, işe devamsızlık sağlık problemleri ve sonuçta işi bırakma ya da iş değiştirme gibi örgüt açısından da önemli sonuçlarla son bulmaktadır. Yani bireylerin icra ettikleri meslekten doyum almamaları aile yaşantısına, arkadaşlık ilişkilerine, sosyal ilişkilerine de yansımaktadır. Kaldı ki; genel olarak istenilen doyumu elde edemeyen bireylerin, örgütte bulunmalarının da pek bir anlamı yoktur. Çünkü örgüt bireylerden oluşur, bireylerinde icra ettikleri meslekten doyumsuz olmaları örgütün verimini azaltır.

   Emniyet Hizmetlerindeki mevcut başarının daha da arttırılması isteniyorsa, çalışanların iş tatminsizliklerinin kesinlikle giderilmesi gereklidir. Çünkü tatmin, verimi garantilemese de, iş tatminsizliğinin verimi düşüreceğine dair bulgular elde edilmiştir. Bu çerçevede araştırma geçen iş tatminsizliğinin yaşandığı belirlenen faktörler hakkında, ilgililerin önlem alması uygun olur. Kalkınmakta olan ve enflasyon oranının yüksek olduğu bir ülke olarak, genel devlet memuru ücret sisteminden kaynaklanan sorunların hemen giderilmesi beklenmeyebilir. Ancak, hizmete özel bazı konulardaki iyileştirmelerin yapılması mümkün görülmektedir. Fazla mesailerin veya nöbet sisteminin ücretlendirmeye gerçekçi bir şekilde yansıtılmasının çözüme katkısı olacaktır. Görev yerlerinin, karakol gibi küçük ünitelerden oluşması veya büro dışı olması durumlarından dolayı sağlanamayan yemek servisi gibi hizmetler için daha esnek bir çözüm getirilebilir. Temel ihtiyaçlar kapsamında yer alan bu ve benzeri problemlerin çözülmesinden sonra, ancak ortaya çıkabilecek üstlerle ilişkiler, adalet, güven, huzur, kendini geliştirme gibi üst düzey faktörlerde tatmin sağlayarak verimlilikte iki önemli aşama gerçekleştirilebilir. Ayrıca bir dizi tedbiri de aşağıdaki şekilde sıralamamız uygun olacaktır.

   Meslek seçiminde, o mesleğin toplum nezdindeki statüsü ve saygınlığı önemli bir sebeptir. Bu konuda yapılan araştırmalara bakıldığı zaman, polislerin meslek saygınlıkları gerek toplumumuz gerekse meslektaşlarımız tarafından yeterli bulunmamaktadır. 1996 yılında İstanbul Şükrü Balcı Polis Eğitim Merkezi ve İzmir Rüştü Ünsal Polis Okulu’nda öğrenim görmekte olan 1501 polis okulu öğrencisiyle yapılan ankette “Polislik mesleğinin toplumdaki saygınlığını nasıl algılıyorsunuz” sorusuna verilen cevaplar; düşük %40,4, orta %54,77 ve yüksek diyenler de %4,83 olarak belirlenmiştir. Bu da henüz mesleğin başında olan insanların mesleğin saygınlık seviyesini yeterli algılamadıklarını ortaya koymaktadır. Bu verilerden de hareketle polislik mesleğinin saygınlığının arttırılması için; basın yayın ve kitle iletişim araçları kullanılmalı, basında çıkan haberler eğer yanlışsa tekzip ile düzeltme yoluna gidilmeli, halkla ilişkiler çalışmalarına önem verilmeli, polis okullarındaki eğitimde ve aktif görev yapan personele, iletişim etkileşim alanına ait sözlü ve sözsüz, sosyal davranış tekniklerini kazandırıcı bir eğitim öğretim verilmesi (güzel konuşma, nezaket ve hitap kuralları), gerektiği söylenebilir.

   Polislik mesleğinin, cazip bir meslek haline getirilebilmesi için; basın- yayın ve kitle iletişim araçları ile mesleğin toplumdaki statüsü, saygınlığı arttırılarak, mesleğe başvuracak olanların nicelik ve nitelik bakımından artması, daha nitelikli elemanların seçilebilme ihtimallerini da yükseltecektir. Mesleğin toplumdaki statüsünü artıracak olanlar da yine polislerin kendileridir. Mesleğin saygınlığı artırıldığı ölçüde,çalışanların da yaptıkları işten haz duymaları sağlanacak tatminleri de artacaktır.

   Mesleğini daha iyi bilen, daha yetenekli ve mesleğinin gereklerini rahatça yerine getirebilen bireyler iş tatminini elde edeceklerdir. Çünkü, günümüzde bir örgütün başarısı, fiziki varlığından çok zihinsel varlığına ve entellektüelliğine bağlıdır. İnsan yönetimi ve bunun, yararlı ürün ve hizmetlere dönüştürülmesi için eğitimin kalitesi en önemli mesele haline gelmiştir. Dolayısıyla, polisin belli bir sürede, mesleği öğretmenlik olmayan kişilerce değil, uzman kişilerce günün şartlarına uygun eğitilmesi zorunludur. Günümüzde polis teşkilatı, üniversiteyi kazanamayan kimselerin istihdam edildiği veya istihdam garantisi sağlayan bir kurum olmaktan çıkarılmalıdır. Bu yüzden, öncelikle polis okullarında iyi bir eğitim verilmelidir. Ancak bunu yapmada öncelik, kaliteli eleman seçebileceğimiz insan kaynaklarına ulaşmaktan geçer.

    Polis okullarının amacına ulaşması için, geri hizmet olmaktan çıkarılması ve polis okulunda çalışan kişilerin buralarda kendi arzularıyla, isteyerek çalışmalarını teşvik edici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Polis Okulları’nda öğrenim gören polis adaylarının meslek eğitimi sırasında idealist amirlerin ve öğretmenlerin hizmet öncesi eğitimde mesleğin zorluklarını nasıl gögüslenebileceği konusundaki çözümleri ve yaklaşımları, öğrenciler üzerinde geleceğe yönelik olarak hayal kırıklıklarına karşı direnebilme seviyesini yükseltici bir rol oynadığı göz önünde bulundurulmalı ve yöneticilerin bu konuda hassas olmaları gerektiği belirtilmelidir.

    Polisin en iyi şartlarda bile, 12 saat çalışıp 24 saat istirahat ettiğini düşünürsek ayda “240” saat çalışmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ’na bağlı memurlar ise 09:00-18:00 saatleri arasında, haftada 5 gün, ayda “160” saat çalışmaktadır. Görüldüğü gibi Emniyet Mensupları diğer memurlardan en az %50 daha fazla çalışmaktadır. Bunun yanı sıra polisin bayram izni , yılbaşı izni, resmi tatil gibi izinleri kullanamadığı, hizmet gereği izinlerinin kesildiği, mesai çıkışının ikinci bir emre kadar verilmediği durumların varolmasını göz önünde bulundurursak; polise ödenen fazla mesainin bireyi tatmin etmediği ortaya çıkmaktadır. Bunun için mesai saatlerinin, bireylerin fizyolojik yapısının kaldırabilecek şekilde hazırlanması ve fazla mesainin karşılığı olarak ücretin çalışma ile dengeli hale getirilmesi ile birlikte, kullanılamayan bu resmi izinlerin daha ileri ki vakitlerde kullandırılması bireylerin iş tatmini artıracaktır. Polise asli görevi olmayan yerlerde ( konser, maç.) çalıştığı durumunda ek ücret verilmesi iş tatminini artıracaktır.

   İş güvenliği açısından emniyet mensuplarının, geleceği garanti altına alınabilecek şekilde, meslekte aktif çalışırken ödenen tazminatları emekliliğe de yansıtılarak bu konudaki şikayetler giderilmelidir. Emekliliğini hak eden çalışanların bu yolla emekliye ayrılmaları gerçekleşecek, böylece üst rütbelerde ve kadrolarda boşalmalar olacaktır. Bu yolla; alt rütbelerde bekleyenler üst rütbelere daha rahat yükselebileceklerdir. Ayrıca meslekte aktif çalışan rütbeli personele kadro yokluğu sebebiyle re’sen emeklilik hakkı verilerek de (aktif çalışırken sahip oldukları özlük haklar korunarak) yukarıda değindiğimiz husus gerçekleştirilebilir.

   Hiyerarşik yapıda, alınan eğitimin maaşlarda da farklı bir şekilde algılanabilecek kadar değiştirilmesi sağlanabilir. Lise mezunu ile üniversite mezunu arasında maaş bakımından gözle görülebilir bir farklılık olmalıdır. Kıdem arttıkça, ücretler de kıdeme paralel olarak hissedilecek şekilde artmalı, bunun yanında rütbe artışıyla birlikte maaş artışı da algılanabilecek seviyeye getirilmelidir.

   Emniyet mensupları yapmış oldukları işin özelliğinden dolayı, genellikle lojman ve güvenli bölgeleri tercih etmek durumunda kalmaktadırlar. Lojman ihtiyacının, özellikle büyük şehirlerde tüm çalışanlar için karşılanmadığı durumlarda da kira yardımının ücretlendirilmeye günün şartlarına uygun yansıtılması gerekmektedir.

   Yukarıda da değinildiği gibi, polis gününün büyük bir bölümünü görev yerinde geçirmektedir. Evine, çocuklarına,kendine ayırdığı vakitten daha büyük bölümünü, işine ayırmaktadır. Bu nedenle; polisin işte geçen vaktinin daha huzurlu olması için ortamın ısısı,nemi , havalandırılması, ışığı, sessizliği, rahatlığı,tehlikesiz oluşu ile çalışmaya elverişli olmalı. Polis, evinde bulduğu huzuru iş yerinde de bulabilmelidir. Çalışma şartları iyi olursa iş tatmini artacaktır.

   Terfi insanı çalışmaya teşvik eder. Eğer yeni işe başlayan bir kimse, önünde ilerleme olanağı bulunmadığına inanır ve ücretinin artmayacağı duygusuna kapılırsa, her türlü çabanın gereksiz olduğunu düşünür ve bu durum da çalışanda tatminsizliğe yol açar. Polis Memurunun yükselme yönünde önünü açarak, alt ve orta kademe amir ihtiyacını karşılamak için belirli aralıklarla, belirli hizmet yılını doldurmuş ve üniversite mezunu memurlara amirlik sınavları açılmak suretiyle, meslek içerisinde yükselmeleri sağlanmalıdır. Böylelikle Emniyet Teşkilatı’nın eğitim seviyesi ve kalitesi de artacaktır. Polis memurlarına bir ideal verildiği için, eğitim seviyelerini arttırılmaya görevlerinde başarılı olmaya çalışacaklar ve bu da iş tatminini doğuracaktır. Ayrıca, meslek içi ilerlemede öncelikle liyakat, ehliyet ve verimlilik ilkeleri, sonra mesleki kıdem ilkesi gelmelidir. O zaman meslekte çalışanların başarıları mesleğin geleceğini de olumlu yönde etkileyecektir.

   Üstün astların iş tatminini elde etmesinde önemli bir rolü vardır. Üst düzey yöneticilerin alt kademe yönetici ve memurların problemleriyle yakından ilgilenmeleri iş tatminini arttıracaktır.

   Polis adaylarının beden ve ruh sağlığının korunması ve moralinin yüksek seviyede tutulması, öğrencilerin şahsi ve ailevi problemlerini çözümlemek için okullardaki Rehberlik ve Psikolojik Danışma Büro Amirlikleri aktif hale getirilmiştir. İl Emniyet Müdürlükleri kadrolarında da çalışan Emniyet Mensupları, her türlü ortama girdikleri için stresli ve sıkıntılı zamanlar geçirebilir. Bunun için İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde var olan Başhekimliğe bağlı psikolog ve psikiyatristler istihdam edilerek Emniyet Mensuplarının, bu şartlardan çekinmeden, meslekten ayrılma korkusu yaşamadan, rahatlıkla yararlanması sağlanmalıdır. Böylelikle kendisiyle ve çevresiyle barışık ayrıca işini seven bir “teşkilat mensubu” yetişecektir.

 

 

 

T Ü R K   P O L İ S İ N E ! Dün Sizin Hali Tavrınızda Mertlik ve Erkeklik, Yürüyüşünüzde İntizam ve Ciddiyet, Size Olan Haklı İtimadı Kuvvetlendirdi ve Herkesi Memnun Etti. Çünkü Herkes Biliyor ki ve Bilmelidir ki, Polis ve Jandarma Kuvvetleri Vatandaşlara Huzur ve Sükun Temin Eden, Cumhuriyetin Kanunlarına ve Medeniyet Düşmanlarına Karşı Kullandığı Bir Kalkandır... M.Kemal ATATÜRK

 
 BAŞVURU KOŞULLARI
   Polis Akademisi
   Polis Koleji
   PMYO
 LİNKLER
   Polis Akademisi
   Emniyet Teşkilatı
   Kamu Kuruluşları
   Polis Radyosu (Canlı)
   Polis Haber Sitesi
   Polis Dergisi
 İNTERAKTİF
   Okul Bilgi Sistemi
 ANKET
Polis Meslek Yüksek Okulumuzun Web sitesini beğendiniz mi?
 Evet  
20143 oy
  88%
 Hayır  
2555 oy
  11%

Bu ankete 22698 kişi katıldı.

        

 

 

 

Bu Site 01 AĞUSTOS 2008 Tarihinden itibaren Toplam 804068 Kez Ziyaret Edilmiştir
Bu site en iyi internet explorer ve 1024X768 çözünürlükte görüntülenebilir
Tasarım ve Kodlama:
BİLGİ İŞLEM BÜRO AMİRLİĞİ / İstanbul - 2008
©