|
Ramazan ERDOĞAN
Başkomiser
Öğretim Görevlisi
İstanbul Şükrü Balcı PMYO
İstanbul Üniversitesi Avrupa Birliği Anabilim Dalı Doktora
Öğrencisi
ALMANYA’DA MAĞDUR HAKLARI VE POLİS
Giriş
Almanya da
modern anlamda mağdurun korunması ile ilgili ilk ve en önemli
çalışma 18.12.1986 tarihinde kabul edilen ‘Mağdur Hakları
Yasası’ ( Opferschutzgesetz ) ile
başlatılmıştır.
Daha
önceleri Alman Caza Muhakemeleri Kanunu (
StPO da 406 d - 406 h ) maddeleri suçun mağdurlarının hak
ve ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamamakta idi. Bu
eksikliklerin başında 406’ncı maddede suç mağduru suçun
kovuşturulmasında ve ceza davasında kaderine terk edilmiş
bulunmaktaydı. Mağdur kendisinin görevlendireceği özel bir
avukatı sayesinde dosyadaki bilgilerden faydalanma imkanı
bulunmaktaydı. Ayrıca suç mağdurunun maddi olarak meydana gelen
kayıpları ve Zaraları da bu kanunda dikkate alınmamakta idi.
Bu durumu
bizim ülkemizdeki yeni CMK dan önceki dönem gibi
değerlendirebiliriz.
Ayrıca
tanığın haklarına yönelik az da olsa değinen 15.07.1992
tarihli Organiz Suçlarla Mücadele Kanunu (Gesetz zur Bekämpfung
der Organisierten Kriminalität ) ve 28.10.1994 tarihli
Hırsızlıkla Mücadele Kanunu ( Verbrechensbekämpfungsgesetz )
kanunlar mevcut idi.
Bu alanda
yapılan en önemli değişiklik Mağdur ve Tanığın aynı haklara
sahip olması şeklinde yapılan değişiklik gelmekte idi.
Bununla
birlikte Özel Hukukta mağdur ve tanığın haklarını düzenleyen
Mağdur ve Tanığın Zaralarının Giderilmesine Dair Kanun (
Opferanspruchssicherungsgesetz ) da bu alanda yapılan iyi bir
çalışmadır.
Tanıkların
haklarını düzenleyen 30.04.1998 tarihli Tanıkları Koruma
Yasası ( Zeugenschutzgesetz ) ise bu
dönemde hazırlanan modern bir yasadır. Bu yasanın getirdiği
yeniliklerin başında Mağdurun alınacak ifadesinin süresi
konusunda özellikle de polisteki ifadesinin görevlilerce fazla
uzatılmadan ve bekletilmeden alınmasını düzenlemektedir. (Tanık
Koruma Yasası Madde. 68 )
Ayrıca bu
yasa ile mağdurun ifadesinin alınmasında teknolojik cihazların
da yardımıyla kayıt altına alınmasını da düzenlenmektedir.
Bu alandaki
iyileştirme çabaları ise, 06.07.1998 yılında Adalet Bakanı
Prof. Dr. Ulrich Goll un başkanlığında oluşturulan bir Uzmanlar
Komisyonu tarafından başlatılmıştır. Bu komisyon özellikle suç
mağdurlarının hakları ve tanıkların haklarının nasıl
iyileştirilebileceği konusu olmak üzere iki aşamalı bir
çalışmayı başlatmışlardır.
Komisyon;
Almanya Genel Cumhuriyet Başsavcısı, Kriminologlar, Sosyologlar
ve Sosyal Hizmetler uzmanlarından oluşan geniş bir katılımla
oluşturulmuştur.
Komisyonun
çalışmalarında ortaya konulan temel düşünce, yakın zamanlara
kadar sanığın hakları ve özelliklede adil yargılanma hakkı
korunmaya çalışılmasının yanında mağdurun ihmal edilmiş olduğu
kanaatidir.
Mağdurun
şiddet ve suçtan korunmaması halinde, mağdur üzerinde bıraktığı
travma ve psikolojik etkiler, mağdurun yaşamını altüst etmekte
ve tüm yaşamını etki altına almaktadır.
İyileştirilmiş
bir mağdur ve tanık haklarının var olması, diğer vatandaşların
da güvenli bir ortamda yaşamaları için bir güvence taşımaktadır.
Suçun
önlenmesinde polisin rolü çeşitli açılardan ele alınmalıdır:
Bu bir yandan
bazı kişilerin suç yoluna girmelerini ya da bu yolda
direnmelerini önleyerek öte yandan bazı kimselerin suç mağduru
olmaktan koruyarak yapılır. Son zamanlarda suçların
mağdurlarına önem verilmeye başlanmıştır. Gerçekten de, daha
çok suç işlenmesi, daha çok mağdurun ortaya çıkmasına neden
olur. Mağdurların artması suça engel olmaya yönelik faaliyetler
konusunda biraz daha özen gösterilmesine yol açar.
Almanya
İçişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışan İl Emniyet
Müdürlükleri tarafından bastırılan ve polis merkezlerinde;
·
Mağdur olan insanlara, yada
·
İhbarda bulunan insanlara haklarının en ince ayrıntısına kadar
anlatıldığı,
‘ Mağdur
Hakları El Kitabında ’
aşağıdaki maddeler dikkat çekicidir:
·
Giriş bölümünde İçişleri Bakanı suçun aydınlatılmasında ihbarın
ne kadar önemli olduğundan bahsetmektedir.
·
Suçun tanınması ve anlatılması halinde suçlu hakkındaki
soruşturma sağlıklı bir şekilde yürütülmüş olacak, bu sayede de
insanlarımızın gelecekte böyle mağduriyetlere düşmemeleri için
veriler doğrultusunda önlemler alınabilecektir.
·
Alman polisinin ilk ve temel amacının suç soruşturmasında
mağdurla dayanışma içerisinde olduğu belirtilmektedir.
İçindekiler bölümünde:
1.
Bölümde;
·
Ceza Davasında Mağdur
·
Şiddet ve Suça Karşı Pratik Taktikler
·
Evden Hırsızlık Olayında Pratik Mağdur Hakları
·
Mağdur Koruma Derneği, konuları
Yer almaktadır.
1. Ceza
Davasında ve Hazırlık Soruşturmasında Mağdura Yönelik Pratik
Bilgiler:
İster kişisel bir ihbarda yada herhangi bir meydan gelen olayda polis
sizin ifadenizi alması durumunda; Polis Cumhuriyet Savcısı adına
sizin verdiğiniz bilgiler doğrultusunda, suç ve suçluları
araştırmaya başlayacaktır. Sizin ihbar ve şikayetiniz polis
biriminde derhal kayıt altına alınır ve araştırma işlemleri
başlatılmış olur.
Almanya da
yapılan bir araştırmada ise, mağdurların ve tanıkların polis
merkezlerinde rahat olamadıkları ve sürekli bir tedirginlik ve
korku içerisinde olduklarını göstermektedir.
Oysaki Polis
merkezlerinde çalışan polis memurları ve memureleri mağdurlara
daha yakından ilgilenmeleri ve onları sürekli hakları konusunda
bilgilendirmek üzere eğitilmişlerdir.
1991 yılında
Alman Kriminal Merkezi ( BKM ) tarafından yapılan bir anket
çalışmasında, Polis merkezlerine gelen mağdur ve tanıkların
sadece % 30 una hakları konusunda bilgi aktarımı yapılmıştır.
Mağdur ve
tanıkların mağduriyetleri ile ilgili ilk karşılaştıkları ve
hukuki olarak yardım alabilecekleri yetkililer Polis memurları
yada Cumhuriyet Savcılarıdır.
Aynı zamanda
sanık hakları bakımından da sanıkların ilk karşılaştıkları ve
haklarının ilk olarak hatırlatıldığı yer de yine polis
merkezleri ve savcılıklardır.
Bu nedenle
haklar konusunda bilgilendirme işlemlerinde temel kurum polis ve
savcılık gelmektedir. Bu birimlerde çalışan personelin mağdur
hakları konusunda eğitilmiş ve insan davranışları konusunda
uzmanlardan oluşan bir birim haline getirilmesi gerekmektedir.
Polis
merkezlerinde matbu olarak hazırlanmış ve yaralanan ve zarar
gören insanların haklarının hatırlatıldığı soru cevap şeklinde
dokümanlar mevcuttur. Bu dokümanlarda;
·
İfade vermek için polis merkezine yada savcılığa gelirken
yanımda bir yakınımı yada arkadaşımı bana destek vermesi
amacıyla getirebilir miyim?
·
İfade vermem halinde gelecekte başıma neler gelebilir ve davanın
muhtemel seyri hakkında bana bilgi verilecek mi?
·
Kendime bir avukat temin edebilir miyim?
gibi soru
cevap şeklinde ve basitleştirilmiş ifadeler yer almaktadır.
Bu bilgilerin
yanında Tazminat ve Ağrı Parası ( Schmerzensgeld ) da denilen ve
mağdurun hakkı olan ödem şekilleri konusunda da ayrıntılı bir
doküman mağdura verilmektedir.
Mağdur eğer
bir hırsızlık olayının mağduru ise, hırsızın çalmış olduğu ve
şahsın kullandığı, kimlik ehliyet, ruhsat gibi resmi evraklarını
mağdur tekrardan çıkarttırmak isterse, mağdurun bu resmi
dairelere hangi tür evrakları da yanında götürmesi gerektiği
mağdura yazılı olarak polis merkezinde verilmektedir.
Çalınan eşya
kredi kartı yada banka kartı ise, bu kartların iptal edilmesi
için polis merkezlerinde mağdurun doldurup orada gönderebileceği
hazır matbu evraklar hazırlanmıştır. Ayrıca bu kartların bağlı
bulunduğu bankanın da adreslerinin bulunduğu bir belge dahi
mağdura verilmektedir.
Mağdur bu
hırsızlık olayında eğer maddi olarak yada manevi olarak bir
zarar görmüş ve kendisine yardım edilmesini talep eder ise,
polis memurları tarafından mağdura yardım edecek sivil toplum
kuruluşlarının ve derneklerin ( Beyaz Yüzük Mağdur Derneği yada
Kadın Sığınma Evleri ) isimleri ve adresleri mağdura sunulmakta
ve de mağdur ister ise polis bu kuruluşlara mağdur adına başvuru
yapabilmektedir.
Bunun yanında
Tanıklarla ilgili olarak, ifade vermesi için karakola yada
savcılığa davet işlemlerinde mağdura bazı kolaylıklar
sunulmaktadır. Örneğin tanığa ifade verilecek yerin bir krokisi
ve yol haritası gönderilmekte ve tanık eğer arabası ile
gelecekse kendisine en yakın yerde park imkanları da beraberinde
sunulmaktadır.
Tanığın
ifadesinin ne kadar süreceği de önceden tanığa bildirilmektedir.
Bu sayede tanık ne zaman geleceğini ve ne kadar karakolda
kalacağını bilmekte ve kendini güvencede hissetmiş olacaktır.
Yapılan
araştırmalar göstermektedir ki, vatandaşlar polisten olayların
aydınlatılmasını istemekte, fakat mağdurlara yaklaşım tarzına
daha çok polisin önem vermesi gerektiğini düşünmektedirler.
Özellikli olan
mağduriyetlerde, örneğin cinsel suç mağdurlarına ve küçük
yaştaki çocuk mağdurlara karşı polis içerisinde iyi eğitilmiş
görevliler mevcuttur. Aynı durum Cumhuriyet Savcılıklarında da
mevcuttur. Bu tür suçlar konusunda uzman savcılar görev
yapmaktadırlar.
Bayan suç
mağdurlarının hemcinsleri polis memureleri tarafından
ilgilenilmesi onlar açısından da olumlu karşılanmaktadır.
Çocuk
mağdurların ifadeleri de ebeveynlerinin yanında ve onlar için
hazırlanmış özel ( Çocuk Çizgi Karakterleri içeren odalarda )
ifade odalarında oyun eşliğinde pedagog ve psikologlar nezrinde
ifadeleri alınmaktadır.
Bu tür
çalışmalara verilen önemin gösterilmesi için Almanya da 2000
yılı Polis - Mağdur yılı olarak ta özel bir yıl olarak
belirlenmiştir.
BKM tarafından
yapılan ve mağdurun ihtiyaçlarını 4 ana grupta toplayan bir
çalışmada, ihtiyaçlar şu şekilde sıralanmıştır;
·
Sigortadan talep edeceği Tazminat hakkı
·
Psikolojik destek hakkı
·
Hukuki yardım ve prosedürlerin anlatılması hakkı
·
Suç mağduriyetinin önlenmesi
İhbar ve Şikâyet: Yeni CMK MADDE 158. –
·
Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya
kolluk makamlarına yapılabilir.
·
Valilik veya kaymakamlığa yada mahkemeye yapılan ihbar veya
şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
·
Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında
Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette
bulunulabilir.
·
Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği
iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş
idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.
·
İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü
olarak yapılabilir.
·
Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçindikten
sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur
açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam
olunur.
Polis
biriminde vereceğiniz her detay suç ve suçluya ulaşmada yardımı
mutlaka olacaktır. İfade vereceğiniz konuda hafızanızın tekrar
olayla ilgili canlanması ve olayı hatırlamanız için sizin
güvendiğiniz bir kişiyi sizin yanınızda ifade vermek için
getirebilirsiniz.
Mağdurun Dinlenmesi:
R ( 85
) 11, TAVSİYE C, 8
:
Yargılamanın her aşamasında mağdurun kişisel durumu, hakları ve
onuru tam olarak dikkate alınarak sorgulanmalıdır. Mümkün
olduğunca uygun ise çocuklar, akıl hastaları ve özürlüler, veli
yada vasi yada kendilerine yardımcı olan kişilerin bulunduğu bir
ortamda sorgulanmalıdır.
Ülkemizde
sanığın ifadesinin alınması ve sorgusu 1992 CMUK değişikliğiyle
oldukça çağdaş bir çizgiye gelmekle beraber mağdurun dinlenmesi
açısından henüz böyle bir gelişmenin olmadığını belirtmeliyiz.
Hukukumuzdan böyle bir düzenleme olmadığı gibi ne kolluk
birbirine savcı nede yargıç mağduru dinlerken nasıl davranması
gerektiği konusunda hiçbir eğitim almamaktadır.
Kuşkusuz
suç nedeniyle bir travma geçirmiş olan mağdura ne şekilde
muamele edileceği, onun ikinci mağduriyetlere yaşamasının
önlemeye yönelik özen gösterilmesi psikologların uzmanlık
alanlarına girmektedir. Ancak polis, savcı ve hakiminde bu
açıdan eğitilmelerinin ne denli gerekli olduğu da açıktır.
Uygulamada, mağduru dinleyen kişinin tutumu onun taktirine
kalmıştır. Bir ceza yargılamasında mağdurlar en az iki kere
dinlenir: hazırlık soruşturmasında ve duruşmada. Ancak çoğu kez
polis veya savcı tarafından birden fazla kez dinlenirler. Suçu
ihbar ettikten sonra mağdur polis merkezine birkaç kez
çağırılır. İş Cumhuriyet Savcısına gittiğinde onun da öğrenmek
isteyeceği hususlar çıkacaktır. Savcı ve kolluk bu aşamada
mağdurun sadece önemli bir bilgi kaynağı olarak görmektedirler
ve travma sonrası sıkıntı ve stresleri hiç dikkate almazlar.
Duruşma
aşamasında ise, yüze karşılık, vasıtasızlık ve sözlülük ilkeleri
gereğince mağdur yargıç tarafından bir kez daha gerekecektir.
CMUK’ un 238. maddesi gereğince istisnai durumlar dışında
duruşma aşamasında tüm deliller tek tek gözden geçirilir, tanık
ve bilir kişiler dinlenir.
2. Savcılık ve
Mahkemede Aşamasında Mağdurun Durumu:
Hazırlık
soruşturmasının ilk ayağı olan polis biriminde ifadeniz
tamamlandıktan sonra size bir dosya numarası verilecektir ve bu
dosya numarası sayesinde istediğiniz anda tekrar bilgi vermek
isterseniz çabucak dosya tekrar çıkartılacaktır.
Almanya da her
Cumhuriyet savcılıklarında mağdur ile ilgilenecek bir Mağdur
Koruma Memuru ( Opferschutzbeamter ) görevlendirilmiştir. Bu
memurun görevi mağdura Savcılık işlemlerinin nasıl yürütüleceği
ve hakları konusunda bilgi vermektir. Bu memurlar ayrıca Cinsel
suç mağduriyetleri konusunda da uzmanlaşmış kişilerdir.
Mahkeme
aşamasında mağdur ve tanığın tekrar mahkemeye davet edilmesinde
de özen gösterilmesi gereken noktalar vardır. Burada mağdurun
neden davet edildiğinin bildirilmesi önemlidir. Mahkemenin davet
edilme saati eğer mağdur açısından uygun değilse mağdur bunu
önceden bildirmek sureti ile değiştirilmesini isteyebilmektedir.
Ayrıca
davetiyede mağdur yada tanığa ifade vermek için eğer özel aracı
ile gelecekse kendisine park imkanı belirtilmektedir.
Tanık ve
mağdurun davetiyesinde ayrıca bu ifade işleminin yorucu
olabileceği fakat kesinlikle uzun bir süre almayacağı
belirtilmektedir. İfade vermek için gelirken hangi evraklarını
yanında getirmesi gerektiği davetiyeye yazılmaktadır. Ayrıca
davetiyeden bazı yerleri mağdur anlamadı ise, bu durumda verilen
bir telefon numarasına telefon açarak anlamadığı yer konusunda
bilgilendirileceği belirtilmektedir. Davetiyenin arka sayfasında
suçun cins ve özellikleri hakkında bilgiler mevcut olmakta,
mağdur gelmeden önce konu hakkında bilgi sahibi olabilmektedir.
Tanıkların ve
mağdurların mahkemelere geldiklerinde faillerle karşılaşmamaları
için onlara ayrı bir oda tanzim edilmektedir.
Tanıkları
Koruma Kanununa göre en önemeli yapılan değişiklik, tanığın
ifadesinin kamera gibi dijital ortamda kayıt altına alınmasıdır.
Alman Caza Muhakemeleri Kanunu ( StPO ) nun 58’nci
maddesi buna ayıca izin vermektedir. Mahkeme başkanı tanığın
güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünürse o zaman ifadesini
mahkemelerde bulunan tanık odalarında alabilir. Duruşma ileri
bir tarihe ertelenir ise tanık ve mağdurun ifadeleri kayıt
altında olduğu için her duruşmaya tanık ve mağdur tekrardan
çağırılmamaktadır. Bu sayede ikincil mağduriyette engellenmiş
olmaktadır.
Alman Caza
Muhakemeleri Kanunu (
StPO ) nun 405’nci maddesi mağdurun ve tanığın suçtan maddi olarak
zarar görmesi halinde zararın giderileceğinden bahsetmektedir.
Yetkili Organlar Arasında Bilgi Aktarımı :
R ( 85
) 11, Tavsiye A. 4:
Polis,
kovuşturma makamlarına verilen her türlü resmi bilgi ve raporda
mağdurun maruz kaldığı zarar ve kayıpları mümkün olduğu kadar
açık ve tam olarak belirtilmelidir.
Ülkemizde
polis raporunda (fezleke) mağdurun gördüğü zararlar belirtilir.
Ancak bunu amacı suçun önemini ve yol açtığı sonuçları
belirtmektedir. Mağdur gördüğü zararları mahkemede tekrar
belirtmek zorundadır. Savcının mağdurun giderim isteğine hiçbir
katkısı yoktur.
Duruşmada
mağdurun gördüğü zarar dikkate alınır ve mağdurun cezasının
ağarlaşmasına neden olabilir. Örneğin, müessir fiilin ağır
dereceleri (TCK.456) mala karşı suçlardan malın değerinin
fazlalığı (TCK.522) cezayı ağırlatıcı nedendir.
R ( 85 ) 11,Tavsiye D. 9:
Mağdur
aşağıdaki hususlar hakkında bilgilendirilmelidir:
·
Zarar görmesine neden olan suçun duruşmasının tarih ve yeri
·
Ceza adalet sistemi içinde elde etmesi mümkün giderim yada aynen
iade,hukuki yardım ve tavsiye şansının olup olmadığı
·
Davanın sonu hakkında nasıl bilgi edinebileceği
Duruşmada
mağdur bir veya gerekiyorsa daha fazla kez dinlenir.kendisine
yapılan tebligatta ilk duruşmanın yeri ve tarihi
bildirilir.sonraki duruşmalarda dinlenmesine gerek yoksa bunları
yeri ve tarihi kendisine bildirilmemektedir. Bir avukat varsa
bildirimler ona yapılır. Mağdur duruşmaları izlemek istiyorsa
bunu için kendisinin gayreti etmesi gerekmektedir.kanımızca bu
yanlıştır. Hiç olmazsa sanığa gösterilen özen mağdura
gösterilmelidir. Devletin dava yürütüyor olması mağdurun
dışlanması anlamına gelmemelidir.
Mağdurun
giderim, hukuki yardım veya tavsiye alabileceği özel bir
örgütlenme bulunmamaktadır. Ne polis ne savcı ne de yargıç ona
neler yaması gerektiğini söyler ve eğer avukat yoksa mağdur,
haklarının ne olduğunu ilişkin en ufak bilgiye sahip değildir.
Mağdur,
hele de kamu davasına müdahale yolu ile katılmamışsa hiçbir
konuda bilgilendirilemez. Yalnızca mahkemenin son kararı
kendisine tebliği edilir, zira hukuken mağdurun bu kararı temyiz
etme hakkı bulunmaktadır.
Savcılık
tarafından size bir Hazırlık Dosya Numarası verilecektir.
Evraklarınız
yetkili Savcıya ulaştığı zaman, Savcı iz ve delillerin Dava
açılması için yeterli olup olmadığına karar verecektir.
CMUK Md.148 :
Kamu davası açmak görevi ise Cumhuriyet Savcısınındır.
Ceza kovuşturmasını gerektirecek hususlarda yeterli
delillerin varlığı halinde cumhuriyet savcısı açmakla yükümlüdür
3. Mahkeme
Aşamasında Tanığın Hakları :
Tanık koruma
programına göre;
Duruşmalara
ister kendiniz gelebilir, isterseniz bir hukuki yardımcıdan
yaralanabilir ya da ifadenizle ilgili bir fahri yardımcı
görevlendirebilirsiniz.
Ayrıca duruşma sırasında isterseniz daha önce
video kayıtlarına alınmış ifadeniz mahkeme salonunda siz
bulunmadan da dinlenebilir.
İfadenin
kayda alınması Alman Ceza Muhakemeleri kanunu (
StPO ) 58a, 247a, 255a maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu sayede
tanık sanık ile yüz yüze gelmekten kurtulmuş olacaktır. Ayrıca
herhangi bir yüzleştirme ve tekrar ikincil bir mağduriyet
psikoloji olarak yaşanmayacaktır.
Almanya’da özellikle çocukların cinsel suç
mağduru olduğu zamanlarda bu metot kullanılmaktadır. Cinsel bir
saldırıya maruz kalmış bir çocuk mağdur önceden alınan ifadesi
bir kayıt cihazı ile kayıt altına alınmakta ve mahkeme
aşamasında ikincil mağduriyet engellenmiş olmaktadır.
Bu şekilde kayıt altına alınan ifadeler ayrıca
mağdur tarafından ileriki duruşmalarda değişikliğe uğrama
şansıda kalmamaktadır.
Cinsel bir saldırıya maruz kalan bir mağdur
yaşamış olduğu sıkıntılardan dolayı bazen psikolojik olarak
ifadesinde değişiklik yapmak isteyebilir.
16 yaşın altındaki mağdura sadece mahkeme
hakimi sorular yöneltebilir. Mahkeme başkanı duruşmayı mağdurun
çocuk olmasından dolayı basına kapatabilir. Ayrıca cinsel
saldırıya maruz kalmış çocuğun ailesi de mahkeme anında
çocuğunun yanında savunma yapabilmektedir.
Mağdurun Güvenliğinin Korunması
R(85) 11,
TAVSİYE G 16:
Gerektiğinde v e özellikle organize suçlar sözkonusu
olduğunda .mağdur ve ailesi,fail gözdağı ve misillemesinden
etkin bir biçimde korunmalıdır.
R (85) 11, TAVSİYE C,8:
Yargılamanın
her aşamasında mağdurun kişisel durumu, hakları ve onuru tam
olarak dikkate alınarak sorgulanmalıdır. Mümkün olduğunca uygun
ise çocuklar, akıl hastaları ve özürlüler, veli yada vasi yada
kendilerine yardımcı olan kişilerin bulunduğu bir ortamda
sorgulanmalıdır.
Korunması Gereken Bilgiler
R ( 85 ) 11, TAVSİYE F.15:
Suçların
kovuşturulması ve yargılandırılmasında bilgilendirme ve halkla
ilişkiler açısından, mağdurun özel yaşamını ve onurunu olumsuz
yönde etkileyecek her türlü yayından korunması hususunda özel
dikkat gösterilmelidir. Eğer suçun tür yada mağdurun statüsü
kişisel durumu yada güvenliği gerektiriyorsa duruşma yargıcının
odasında veya gizli olarak yapılmalı veya kişisel bilgilerin
yayınlanması gerektiği ölçüde sınırlanmalıdır.
Tanığın
güvenliği açısından mahkeme duruşmanın gizli yapılmasına da
karar verebilmektedir.
Duruşmada
Savcı kamu adına hareket edecek bir savunma yapmaktadır.
Mağdurun haklarını kim savunacak ?
Bu konuda size verilmiş olan hukuki yardım kitapçığında
ayrıntılar bulunmaktadır. Bunlar;
·
Davanın akış şeması nasıl olacaktır.
·
Dava dosyasının gidişatı hakkında bilgiler almak
·
Avukatın savunmasından yararlanma hakkının belirtilmesi
·
Cismani zarar için ödenek yada tazminat hakkının olduğunun
belirtilmesi
·
Finansal yönden yardım edilmesi
·
Dava masrafları ve mağdur avukatı için ödenecek ücretin
belirlenmesi ve yardım edilmesi
Görevlendirdiğiniz yada devlet tarafında size verilen avukat,
savcılık yada mahkemede verilecek ifadede her zaman yanınızda
bulunabilir.
Ceza davasında aktif bir rol almak istiyorsanız
mahkemeye bunu avukatınızla birlikte yazılı olarak bildirmek
zorundasınız.
Avukatınız size dava sırasında sorulan soruları
size daha ayrıntılı olarak sonuçları ile birlikte açıklamakla
mükelleftir.
Mağdurun olay sırasında yaralanması halinde tedavisini nerede
yaptırabilir ?
İster ağır bir yaralana olsun ister hafif olsun,
ister kendi doktorunuza ister hasta haneye yada uzman herhangi
bir doktora muayenenizi ve tedavinizi yaptırabilirsiniz.
Tedavi sonrası alacağınız adli bir sağlık
raporu, hem olayın bir delili olarak hem de tazminatın miktarı
ya da Cismani zarar ödeneği için dosyanıza konacaktır.
Mağdurun
tedavi masraflarını kim ödeyecek?
·
Bu durumda sağlık sigortanız devreye girmekte ve mağdur hakları
yasası çerçevesinde tedavi masraflarınız sigortaca
karşılanmaktadır.
·
Kendime bir avukat temin edilirse ve bu avukatın masrafını kim
karşılayacak?
·
Mağdur istediği avukatı davası için görevlendirebilir.
·
Bazı önemli ve uzman gerektiren bir suçun mağduru iseniz örneğin
cinsel suçlar gibi, kendinize bir uzman bulunmasını
isteyebilirsiniz.
·
Olayın hemen akabinde ilk hukuki yardımın ücretsiz olduğunu
unutmayın. Daha sonraki aşamada ise Sigortanız tarafından
ödenecek bir durum meydana gelmektedir.
Tazminat yada
cismani zarar ücretini mağdur nasıl alabilir.
Bu konuda
Zararların Tazminine Dair Kanun
çerçevesinde hareket edilmektedir.
Mağdur
herhangi bir bedenen ve ruhen bir zarara uğramış işe, bu
zararlarının giderilmesi için bazı şartların da yerine
getirilmesi gerekmektedir.
·
Tıp Doktoru yada Diş Doktoru tarafından verilen bir rapor
olmalıdır.
·
Psikoterapi tedavisi gördüğüne dair bir raporun mevcut olması
gerekir.
·
Tam kapsamlı bir Sağlık Sigortasının mevcut olması gerekir.
·
Meydana gelen zarar Almanya sınırları içerisinde meydana
gelmelidir.
·
Polisin verdiği bir olay tutanağı olmalıdır.
·
Ayrıntılı bir Sağlık Formunun doldurulması,
neticesinde
mağdurun zararları giderilecektir.
Bu zararların
giderimini takip edecek birim ise Sigorta Şirketleridir.
Giderimi Hükmedecek Mahkeme
R (85) 11, TAVSİYE d.10:
Ceza
mahkemesinin suçluyu faile giderim ödemeye mahkum etmesi mümkün
olmalıdır. Buna uygun olarak mevcut sistemde yer alan
sınırlamalar, kısıtlamalar veya teknik engeller ilga
edilmelidir.
Giderimin Tahsili
R(85) 11,TAVSİYE E.4:
Giderim
bir ceza yaptırımı ise, para cezalarının tabi olduğu usule uygun
olarak tahsil edilmelidir ve suçluya uygulanan diğer parasal
yaptırımlara göre öncelik taşımalıdır. Diğer hallerde bu
paranın tahsilinde mağdura mümkün olduğunca yardımcı
olunmalıdır.
4. MAĞDUR KORUMA DERNEKLERİ VE FAALİYETLERİ (
Landesstiftung Opferschutz – Weissen Ring )
2001
yılında kurulan ve merkezi Stuttgart olan dernek, mağdurların
haklarını korumak, savunmak ve danışmanlık hizmeti vermek
amacıyla faaliyete geçmiştir.
Derneğin
faaliyetleri arasında;
·
Mağdurun zararının derecesine göre maddi finanssal destek
sağlamak.
·
Mağdura ücretsiz olarak hukuki danışmanlık yapmak,
·
Ücretsiz olarak tanık ve mağdura avukat temin etmek.
·
Zarar uğramış olan mağdur ve tanıklara, ücretsiz olarak
psikolojik destek sağlamak.
·
Mağdur ve tanıkların duruşmalarına onlara destek vermek üzere
gönüllü olarak katılmak.
·
Mahkeme aşamasının nasıl syredeceği hakkında danışmanlık hizmeti
vermek.
·
Zarar gören mağdurun aynı zamanda ceza alması durumunda, geride
kalan eş, cocuk ve yakınlarına yardımcı olmak.
·
Sağlık Sigortası olmayan mağdura yönelik maddi yardım sağlamak.
·
Mağdurlara yönelik
www.landesstiftug-opferschutz.de
web adresi üzerinden hukuki yardımda bulunmak.
·
Ayrıca bu derneğe bağlı olarak gönüllüler tarafından yürütülen
ve alt dal olarak faaliyet gösteren Beyaz Yüzük ( Weissen Ring )
organizasyonunu koordine etmek.
·
Beyaz Yüzük organizasyonu 2300 gönüllü çalışanı ve 400’e yakın
kurumsal hizmet binası ile faaliyetini sürdürmektedir.
·
Tüm polis birimlerinde Mağdur Haklarını Koruma Derneği ve Beyaz
Yüzük organizasyonları ile ilgili bilgiler sizlere siz sormadan
polis memurları tarafından derhal hatırlatılacaktır.
·
Mağdur yaşamış olduğu herhangi bir fiziksel yada ruhsal
mağduriyet için, birileri ile bu sorunlarını paylaşmak ister
ise, ücretsiz olarak telefon açabileceği telefon numaralarından
organizasyon uzman ve psikologlarına derhal ulaşabilecektir. Bu
görüşmeler günün 24 saatinde yapılabilmektedir.
·
Bauhaus Üniversitesi ile mağdur hakları konusunda işbirliği
yapılmaktadır. İletişim fakültesinden 15 öğrenci ile yapılan
ortak proje çalışmalarında, özellikle cinsel suç mağdurları ve
aile içi şiddete maruz kalmış insanlar üzerinde,
mağduriyetlerinin giderilmesi için projeler üretilmektedir.
Projelerden bazılarında öğrencilerin şiddet konusunda hazırlamış
oldukları 100 adet fotoğraf ve çeşitli afişler, video gösterimi
hazırlanarak bunlar halka açık yerlerde sergilenmiştir. Bu
sayede insanlara bu tür mağduriyet yaşayan insanların ne kadar
zor bir ortamda yaşadıklarını göstermek hedeflenmiştir.
·
Derneğin diğer faaliyet alanı ise, Liselerde okuyan öğrencilerin
şiddet dolayısı ile kaldıkları mağduriyetler konusunda Prof.
Hans-Dieter Schwind başkanlığında, ‘Şiddetin Önlenmesi İçin 12
Proje’ başlığı altında faaliyetler yürütülmektedir. Okul
yönetimlerinin de katkıları ile bu 12 proje hayata geçirilmeye
çalışılmaktadır.
·
Derneğin basın ile de çok güzel faaliyetleri olmaktadır. Alman
basını mağdurlarla ilgili yapılan tüm çalışmaları
desteklemektedir. Basın üzerine düşen görevi iyi yapmakta ve
derneğin tüm faaliyetlerine gazetelerinde yer vermektedirler.
Ayrıca mağdur hakları ve sorunları ile ilgili derneğin yaptığı
faaliyetleri ve bastıkları resim ve broşürleri de ücretsiz
olarak gazetelerinde yayınlamaktadırlar. Bu sayede tüm kurumlar
mağdur hakları için aynı çizgi üzerinde birleşmektedirler.
·
Derneğin mağdurlarla ilgili yayın faaliyetleri de sürmektedir.
Yayınlanmak üzere bastırılan kitap ve broşürler (ortalama 80 bin
adet yayın) ilgili kurumlara ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Bu
dağıtım işinde posta teşkilatı da her hangi bir ücret talep
etmemektedir. Yayınların dağıtıldığı kurumlar arasında;
Adliyeler, savcılıklar, polis teşkilatları, sosyal işler
dairesi, belediyeler ve eğitim kurumları bulunmaktadır.
Hazırlanan
yayınlardan bazıları şunlardır;
·
Gençleri Koruma Yasasının Getirdiği Yenilikler
·
Okulda Şiddet mi? Hayır Teşekkürler
·
Okullarımızda İçebakış Yöntemleri
·
İnternette Güvenli Sörf Yapmak
·
Çocuğunuzu Şiddetten Nasıl Koruyabilirsiniz?
·
Şiddetsizlik Eğitimi
·
Gençlik Suçları ve Kriminoloji
·
Altın Sonbahar ve Yaşlıların Korunması
·
Davetsiz Misafirler- Güvenli Oturmak-Hırsızlık Olayları
·
Eyaletlerdeki Mağdur Haklarının Korunması
5. Mağdur Haklarında Eğitim ve Hizmet içi Eğitim:
Mağdur Ve Polis
R.(85) 11, TAVSİYE A.1. : “Polis memurları mağdurlara anlayışlı, yapıcı
ve güven verici bir şekilde davranmak üzere eğitilmelidirler.”
5.1 Hakimler ve Savcılar:
Alman
adliyelerinde görevli olan Hakim ve Savcılar faaliyetlerini
günden güne artıran Adalet Akademilerinde mağdur hakları ile
ilgili hizmet içi eğitime tabi tutulmaktadırlar.
1999
yılında yapılan Hizmet içi eğitimde hakim ve savcıların görmüş
olduğu dersler:
·
Hukuk Önünde İnsan
·
Mağdur ve Tanık Kavramlarının Haklar Açısından Eşitliği İlkesi
·
Mağdur Haklarında Zararın Giderimi
·
Ceza Davasında Tanık ve Mağdurun Korunması
·
Şiddete Maruz Kalmış Çocuk Mağdurlar
·
Cinsel Suç Mağdurları
5.2 Polis:
Tanık ve
Mağdurun korunmasına yönelik polis birimlerinde üçlü bir eğitim
modeli benimsenmiştir. Bunlar;
1.
Kriminolojik
2.
Kriminalistik
3.
Psikolojik
olarak eğitim
değerlendirilmektedir. Ayrıca polis birimlerinde düzenlenen
semine eğitim serilerinde:
1.
Kriminal Polisliğe Giriş
2.
Çete ve Organize Suç Mağdurları
3.
Cinsel Suç Mağdurları
4.
Bayanlara Yönelik Şiddet Suçları
5.
Gençlere Yönelik Şiddet Suçları konularında seminerler
verilmektedir.
YENİ CMK’ DA
MAĞDURUN HAKLARI
Suçun Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları
Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması
MADDE 233. - Mağdur ile şikâyetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme
başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp
dinlenir.
Bu hususta yapılacak çağrı bakımından tanıklara ilişkin
hükümler uygulanır.
Mağdur
ile şikâyetçinin hakları
MADDE 234. –
Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır:
a) Soruşturma
evresinde;
1. Delillerin toplanmasını isteme,
2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla
Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme,
3. Vekili yoksa, baro tarafından kendisine bir avukat
görevlendirilmesini isteme,
4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı
ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan
eşyayı inceletme,
5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı
yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını
kullanma.
b) Kovuşturma
evresinde;
1. Duruşmadan haberdar edilme,
2. Kamu davasına katılma,
3. Tutanak ve belgelerden vekili aracılığı ile örnek
isteme,
4. Tanıkların davetini isteme,
5. Vekili yoksa, baro tarafından kendisine avukat
atanmasını isteme,
6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran
kararlara karşı kanun yollarına başvurma.
Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da
meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de
bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.
Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyet |