Ana Sayfa     |     ISO 9001:2000        |        Ziyaretçi Defteri   | Öğrenci Bilgi Sistemi       |        Mezunlarımız        |        İstatistikler        |      İletişim      |       English
GENEL BİLGİLER
 Türk Polis Tarihi
 Okulumuz Tarihi
 Şükrü BALCI Kimdir
 Görev Yapmış Müdürlerimiz
 P.M.Y.O Kuruluş Şeması
 İdari Personelimiz
 Basında Okulumuz
 AKADEMİK BİLGİLER
 Akademik Takvim
 Okutulan Dersler
 Eğitim Kadrosu
 SOSYAL FAALİYETLER
 Sosyal Etkinlikler
 Kol Faaliyetleri
 Konferanslar/Seminerler
 Ziyaretler
 Okul Polisi Projesi 
 U.Gençlik Ödülü Programı
 OKUL FOTOĞRAFLARI
 Uydu Fotoğrafları
 Okul Kuşbakışı Görünümü
 Deprem Güçlendirme 
 Okulumuz Krokisi
 Fotoğraf Galerisi

AKADEMİK ETKİNLİKLER

 Makaleler
 Personelimizin Yayınları
 Akademik Personelimiz
 Yenisey Polis ve Hukuku
 BAŞVURU KOŞULLARI
 Polis Akademisi
 Polis Koleji
 PMYO
 

 

 Akademik Etkinlikler > Makaleler > ALMANYA’DA MAĞDUR HAKLARI VE POLİS


Ramazan ERDOĞAN
Başkomiser
Öğretim Görevlisi
İstanbul Şükrü Balcı PMYO
İstanbul Üniversitesi Avrupa Birliği Anabilim Dalı Doktora Öğrencisi
   

ALMANYA’DA MAĞDUR HAKLARI VE POLİS

Giriş 

Almanya da modern anlamda mağdurun korunması ile ilgili ilk ve en önemli çalışma 18.12.1986 tarihinde kabul edilen ‘Mağdur Hakları Yasası’ ( Opferschutzgesetz ) ile  başlatılmıştır.   

Daha önceleri Alman Caza Muhakemeleri Kanunu ( StPO  da 406 d - 406 h ) maddeleri suçun mağdurlarının hak ve ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamamakta idi. Bu eksikliklerin başında 406’ncı maddede suç mağduru suçun kovuşturulmasında ve ceza davasında kaderine terk edilmiş bulunmaktaydı. Mağdur kendisinin görevlendireceği özel bir avukatı sayesinde dosyadaki bilgilerden faydalanma imkanı bulunmaktaydı. Ayrıca suç mağdurunun maddi olarak meydana gelen kayıpları ve Zaraları da bu kanunda dikkate alınmamakta idi. 

Bu durumu bizim ülkemizdeki yeni CMK dan önceki dönem gibi değerlendirebiliriz. 

Ayrıca tanığın haklarına  yönelik az da olsa değinen 15.07.1992 tarihli  Organiz Suçlarla Mücadele Kanunu (Gesetz zur Bekämpfung der Organisierten Kriminalität ) ve 28.10.1994 tarihli Hırsızlıkla Mücadele Kanunu ( Verbrechensbekämpfungsgesetz ) kanunlar mevcut idi. 

Bu alanda yapılan en önemli değişiklik Mağdur ve Tanığın aynı haklara sahip olması şeklinde yapılan değişiklik gelmekte idi. 

Bununla birlikte Özel Hukukta mağdur ve tanığın haklarını düzenleyen Mağdur ve Tanığın Zaralarının Giderilmesine Dair Kanun ( Opferanspruchssicherungsgesetz ) da bu alanda yapılan iyi bir çalışmadır.   

Tanıkların haklarını düzenleyen 30.04.1998 tarihli Tanıkları Koruma Yasası                          ( Zeugenschutzgesetz ) ise bu dönemde hazırlanan modern bir yasadır. Bu yasanın getirdiği yeniliklerin başında Mağdurun alınacak ifadesinin süresi konusunda özellikle de polisteki ifadesinin görevlilerce fazla uzatılmadan ve bekletilmeden alınmasını düzenlemektedir. (Tanık Koruma Yasası Madde. 68 )

Ayrıca bu yasa ile mağdurun ifadesinin alınmasında teknolojik cihazların da yardımıyla kayıt altına alınmasını da düzenlenmektedir. 

Bu alandaki iyileştirme çabaları ise, 06.07.1998 yılında  Adalet Bakanı Prof. Dr. Ulrich Goll un başkanlığında oluşturulan bir Uzmanlar Komisyonu tarafından başlatılmıştır. Bu komisyon özellikle suç mağdurlarının hakları ve tanıkların haklarının nasıl iyileştirilebileceği konusu olmak üzere iki aşamalı bir çalışmayı başlatmışlardır. 

Komisyon; Almanya Genel Cumhuriyet Başsavcısı, Kriminologlar, Sosyologlar ve Sosyal Hizmetler uzmanlarından oluşan geniş bir katılımla oluşturulmuştur. 

Komisyonun çalışmalarında ortaya konulan temel düşünce, yakın zamanlara kadar sanığın hakları ve özelliklede adil yargılanma hakkı korunmaya çalışılmasının yanında mağdurun ihmal edilmiş olduğu kanaatidir. 

Mağdurun şiddet ve suçtan korunmaması halinde, mağdur üzerinde bıraktığı travma ve psikolojik etkiler, mağdurun yaşamını altüst etmekte ve tüm yaşamını etki altına almaktadır. 

İyileştirilmiş bir mağdur ve tanık haklarının var olması, diğer vatandaşların da güvenli bir ortamda yaşamaları için bir güvence taşımaktadır.

Suçun önlenmesinde polisin rolü çeşitli açılardan ele alınmalıdır:  

Bu bir yandan bazı kişilerin suç yoluna girmelerini ya da bu yolda direnmelerini önleyerek öte yandan bazı kimselerin suç mağduru olmaktan koruyarak yapılır. Son zamanlarda suçların mağdurlarına  önem verilmeye başlanmıştır. Gerçekten de, daha çok suç işlenmesi, daha çok mağdurun ortaya çıkmasına neden olur. Mağdurların artması suça engel olmaya yönelik faaliyetler konusunda biraz daha özen gösterilmesine yol açar.[1] 

Almanya İçişleri Bakanlığına bağlı olarak çalışan İl Emniyet Müdürlükleri tarafından bastırılan  ve polis merkezlerinde;

·          Mağdur olan insanlara, yada 

·          İhbarda bulunan insanlara  haklarının en ince ayrıntısına kadar anlatıldığı,      

‘ Mağdur Hakları El Kitabında ’ aşağıdaki maddeler dikkat çekicidir[2]: 

·          Giriş bölümünde İçişleri Bakanı suçun aydınlatılmasında ihbarın ne kadar önemli olduğundan bahsetmektedir.  

·          Suçun tanınması ve anlatılması halinde suçlu hakkındaki soruşturma sağlıklı bir şekilde yürütülmüş olacak,  bu sayede de insanlarımızın gelecekte böyle mağduriyetlere düşmemeleri için veriler doğrultusunda önlemler alınabilecektir. 

·          Alman polisinin ilk ve temel amacının suç soruşturmasında mağdurla dayanışma içerisinde olduğu belirtilmektedir. 

İçindekiler bölümünde: 

1.       Bölümde; 

·          Ceza Davasında Mağdur

·          Şiddet ve Suça Karşı Pratik Taktikler 

·          Evden Hırsızlık Olayında Pratik Mağdur Hakları 

·          Mağdur Koruma Derneği, konuları 

Yer almaktadır. 

1. Ceza Davasında ve Hazırlık Soruşturmasında Mağdura Yönelik Pratik Bilgiler:

İster kişisel bir ihbarda yada herhangi bir meydan gelen olayda polis sizin ifadenizi alması durumunda; Polis Cumhuriyet Savcısı adına sizin verdiğiniz bilgiler doğrultusunda, suç ve suçluları araştırmaya başlayacaktır. Sizin ihbar ve şikayetiniz polis biriminde derhal kayıt altına alınır ve araştırma işlemleri başlatılmış olur. 

Almanya da yapılan bir araştırmada ise, mağdurların ve tanıkların polis merkezlerinde rahat olamadıkları ve sürekli bir tedirginlik ve korku içerisinde olduklarını göstermektedir.[3]  

Oysaki Polis merkezlerinde çalışan polis memurları ve memureleri mağdurlara daha yakından ilgilenmeleri ve onları sürekli hakları konusunda bilgilendirmek üzere eğitilmişlerdir.  

1991 yılında Alman Kriminal Merkezi ( BKM ) tarafından yapılan bir anket çalışmasında, Polis merkezlerine gelen mağdur ve tanıkların sadece % 30 una hakları konusunda bilgi aktarımı yapılmıştır. [4]

Mağdur ve tanıkların mağduriyetleri ile ilgili ilk karşılaştıkları ve hukuki olarak yardım alabilecekleri yetkililer Polis memurları yada Cumhuriyet Savcılarıdır.  

Aynı zamanda sanık hakları bakımından da sanıkların ilk karşılaştıkları ve haklarının ilk olarak hatırlatıldığı yer de yine polis merkezleri ve savcılıklardır. 

Bu nedenle haklar konusunda bilgilendirme işlemlerinde temel kurum polis ve savcılık gelmektedir. Bu birimlerde çalışan personelin mağdur hakları konusunda eğitilmiş ve insan davranışları konusunda uzmanlardan oluşan bir birim haline getirilmesi gerekmektedir. 

Polis merkezlerinde matbu olarak hazırlanmış ve yaralanan ve zarar gören insanların haklarının hatırlatıldığı soru cevap şeklinde dokümanlar mevcuttur. Bu dokümanlarda; 

·          İfade vermek için polis merkezine yada savcılığa gelirken yanımda bir yakınımı yada arkadaşımı bana destek  vermesi amacıyla getirebilir miyim? 

·          İfade vermem halinde gelecekte başıma neler gelebilir ve davanın muhtemel seyri hakkında bana bilgi verilecek mi? 

·          Kendime bir avukat temin edebilir miyim? 

gibi soru cevap şeklinde ve basitleştirilmiş ifadeler yer almaktadır. 

Bu bilgilerin yanında Tazminat ve Ağrı Parası ( Schmerzensgeld ) da denilen ve mağdurun hakkı olan ödem şekilleri konusunda da ayrıntılı bir doküman mağdura verilmektedir. 

Mağdur eğer bir hırsızlık olayının mağduru ise, hırsızın çalmış olduğu ve şahsın kullandığı, kimlik ehliyet, ruhsat gibi resmi evraklarını mağdur tekrardan çıkarttırmak isterse, mağdurun bu resmi dairelere hangi tür evrakları da yanında götürmesi gerektiği mağdura yazılı olarak polis merkezinde verilmektedir. 

Çalınan eşya kredi kartı yada banka kartı ise, bu kartların iptal edilmesi için polis merkezlerinde mağdurun doldurup orada gönderebileceği hazır matbu evraklar hazırlanmıştır. Ayrıca bu kartların bağlı bulunduğu bankanın da adreslerinin bulunduğu bir belge dahi mağdura verilmektedir. 

Mağdur bu hırsızlık olayında eğer maddi olarak yada manevi olarak bir zarar görmüş ve kendisine yardım edilmesini talep eder ise, polis memurları tarafından mağdura yardım edecek sivil toplum kuruluşlarının ve derneklerin ( Beyaz Yüzük Mağdur Derneği yada Kadın Sığınma Evleri )  isimleri ve adresleri mağdura sunulmakta ve de mağdur ister ise polis bu kuruluşlara mağdur adına başvuru yapabilmektedir.  

Bunun yanında Tanıklarla ilgili olarak, ifade vermesi için karakola yada savcılığa davet işlemlerinde mağdura bazı kolaylıklar sunulmaktadır. Örneğin tanığa ifade verilecek yerin bir krokisi ve yol haritası gönderilmekte ve tanık eğer arabası ile gelecekse kendisine en yakın yerde park imkanları da beraberinde sunulmaktadır. 

Tanığın ifadesinin ne kadar süreceği de önceden tanığa bildirilmektedir. Bu sayede tanık ne zaman geleceğini ve ne kadar karakolda kalacağını bilmekte ve  kendini güvencede hissetmiş olacaktır. 

Yapılan araştırmalar göstermektedir ki, vatandaşlar polisten olayların aydınlatılmasını istemekte, fakat mağdurlara yaklaşım tarzına daha çok polisin önem vermesi gerektiğini düşünmektedirler.   

Özellikli olan mağduriyetlerde, örneğin cinsel suç mağdurlarına ve küçük yaştaki çocuk mağdurlara karşı polis içerisinde iyi eğitilmiş görevliler mevcuttur. Aynı durum Cumhuriyet Savcılıklarında da mevcuttur. Bu tür suçlar konusunda uzman savcılar görev yapmaktadırlar. 

Bayan suç mağdurlarının hemcinsleri polis memureleri tarafından ilgilenilmesi onlar açısından da olumlu karşılanmaktadır. 

Çocuk mağdurların ifadeleri de ebeveynlerinin yanında ve onlar için hazırlanmış özel ( Çocuk Çizgi Karakterleri içeren odalarda )  ifade odalarında oyun eşliğinde pedagog ve psikologlar nezrinde ifadeleri alınmaktadır. 

Bu tür çalışmalara verilen önemin gösterilmesi için Almanya da 2000 yılı Polis - Mağdur yılı olarak ta özel bir yıl olarak belirlenmiştir.  

BKM tarafından yapılan ve mağdurun ihtiyaçlarını 4 ana grupta toplayan bir çalışmada, ihtiyaçlar şu şekilde sıralanmıştır;

·          Sigortadan talep edeceği Tazminat hakkı

·          Psikolojik destek hakkı

·          Hukuki yardım ve prosedürlerin anlatılması hakkı

·          Suç mağduriyetinin önlenmesi 

İhbar ve Şikâyet: Yeni CMK MADDE 158. –  

·          Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. 

·          Valilik veya kaymakamlığa yada mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir.  

·          Yurt dışında işlenip ülkede takibi gereken suçlar hakkında Türkiye'nin elçilik ve konsolosluklarına da ihbar veya şikâyette bulunulabilir.  

·          Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı olarak işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle, ilgili kurum ve kuruluş idaresine yapılan ihbar veya şikâyet, gecikmeksizin ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. 

·          İhbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir. 

·          Yürütülen soruşturma sonucunda kovuşturma evresine geçindikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmediği takdirde, yargılamaya devam olunur.  

Polis biriminde vereceğiniz her detay suç ve suçluya ulaşmada yardımı mutlaka olacaktır. İfade vereceğiniz konuda hafızanızın tekrar olayla ilgili canlanması ve olayı hatırlamanız için sizin güvendiğiniz bir kişiyi sizin yanınızda ifade vermek için getirebilirsiniz.     

Mağdurun Dinlenmesi: 

R ( 85 ) 11, TAVSİYE C, 8 [5] :  

Yargılamanın her aşamasında mağdurun kişisel durumu, hakları ve onuru tam olarak dikkate alınarak sorgulanmalıdır. Mümkün olduğunca uygun ise çocuklar, akıl hastaları ve özürlüler, veli yada vasi yada kendilerine yardımcı olan kişilerin bulunduğu bir ortamda sorgulanmalıdır.  

Ülkemizde sanığın ifadesinin alınması ve sorgusu 1992 CMUK değişikliğiyle oldukça çağdaş bir çizgiye gelmekle beraber mağdurun dinlenmesi açısından henüz böyle bir gelişmenin olmadığını belirtmeliyiz. Hukukumuzdan böyle bir düzenleme olmadığı gibi ne kolluk birbirine savcı nede yargıç mağduru dinlerken nasıl davranması gerektiği konusunda hiçbir eğitim almamaktadır.  

Kuşkusuz suç nedeniyle bir travma geçirmiş olan mağdura ne şekilde muamele edileceği, onun ikinci mağduriyetlere yaşamasının önlemeye yönelik özen gösterilmesi psikologların uzmanlık alanlarına girmektedir. Ancak polis, savcı ve hakiminde bu açıdan eğitilmelerinin ne denli gerekli olduğu da açıktır. Uygulamada, mağduru dinleyen kişinin tutumu onun taktirine kalmıştır. Bir ceza yargılamasında mağdurlar en az iki kere dinlenir: hazırlık soruşturmasında ve duruşmada. Ancak çoğu kez polis veya savcı tarafından birden fazla kez dinlenirler. Suçu ihbar ettikten sonra mağdur polis merkezine birkaç kez çağırılır. İş Cumhuriyet Savcısına gittiğinde onun da öğrenmek isteyeceği hususlar çıkacaktır. Savcı ve kolluk bu aşamada mağdurun sadece önemli bir bilgi kaynağı olarak görmektedirler ve travma sonrası sıkıntı ve stresleri hiç dikkate almazlar.[6]  

Duruşma aşamasında ise, yüze karşılık, vasıtasızlık ve sözlülük ilkeleri gereğince mağdur yargıç tarafından bir kez daha gerekecektir. CMUK’ un 238. maddesi gereğince istisnai durumlar dışında duruşma aşamasında tüm deliller tek tek gözden geçirilir, tanık ve bilir kişiler dinlenir. 

2. Savcılık ve Mahkemede Aşamasında Mağdurun Durumu: 

Hazırlık soruşturmasının ilk ayağı olan polis biriminde ifadeniz tamamlandıktan sonra size bir dosya numarası verilecektir ve bu dosya numarası sayesinde istediğiniz anda tekrar bilgi vermek isterseniz çabucak dosya tekrar çıkartılacaktır. 

Almanya da her Cumhuriyet savcılıklarında mağdur ile ilgilenecek bir Mağdur Koruma Memuru ( Opferschutzbeamter ) görevlendirilmiştir. Bu memurun görevi mağdura Savcılık işlemlerinin nasıl yürütüleceği ve hakları konusunda bilgi vermektir.  Bu memurlar ayrıca Cinsel suç mağduriyetleri konusunda da uzmanlaşmış kişilerdir.  

Mahkeme aşamasında mağdur ve tanığın tekrar mahkemeye davet edilmesinde de özen gösterilmesi gereken noktalar vardır. Burada mağdurun neden davet edildiğinin bildirilmesi önemlidir. Mahkemenin davet edilme saati eğer mağdur açısından uygun değilse mağdur bunu önceden bildirmek sureti ile değiştirilmesini isteyebilmektedir. 

Ayrıca davetiyede mağdur yada tanığa ifade vermek için eğer özel aracı ile gelecekse kendisine park imkanı belirtilmektedir. 

Tanık ve mağdurun davetiyesinde ayrıca bu ifade işleminin yorucu olabileceği fakat kesinlikle uzun bir süre almayacağı belirtilmektedir. İfade vermek için gelirken hangi evraklarını yanında getirmesi gerektiği davetiyeye yazılmaktadır.  Ayrıca davetiyeden bazı yerleri mağdur anlamadı ise, bu durumda verilen bir telefon numarasına telefon açarak anlamadığı yer konusunda bilgilendirileceği belirtilmektedir. Davetiyenin arka sayfasında suçun cins ve özellikleri hakkında bilgiler mevcut olmakta, mağdur gelmeden önce konu hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. 

Tanıkların ve mağdurların mahkemelere geldiklerinde faillerle karşılaşmamaları için onlara ayrı bir oda tanzim edilmektedir. 

Tanıkları Koruma Kanununa göre en önemeli yapılan değişiklik, tanığın ifadesinin kamera gibi dijital ortamda kayıt altına alınmasıdır. Alman Caza Muhakemeleri Kanunu           ( StPO ) nun 58’nci maddesi buna ayıca izin vermektedir. Mahkeme başkanı tanığın güvenliğinin tehlikede olduğunu düşünürse o zaman ifadesini mahkemelerde bulunan tanık odalarında alabilir. Duruşma ileri bir tarihe ertelenir ise tanık ve mağdurun ifadeleri kayıt altında olduğu için her duruşmaya tanık ve mağdur tekrardan çağırılmamaktadır. Bu sayede ikincil mağduriyette engellenmiş olmaktadır. 

Alman Caza Muhakemeleri Kanunu ( StPO ) nun 405’nci maddesi mağdurun ve tanığın suçtan maddi olarak zarar görmesi halinde zararın giderileceğinden bahsetmektedir.  

Yetkili Organlar Arasında Bilgi Aktarımı :  

R ( 85 ) 11, Tavsiye A. 4:  

Polis, kovuşturma makamlarına verilen her türlü resmi bilgi ve raporda mağdurun maruz kaldığı zarar ve kayıpları mümkün olduğu kadar açık ve tam olarak belirtilmelidir. 

Ülkemizde polis raporunda (fezleke) mağdurun gördüğü zararlar belirtilir. Ancak bunu amacı suçun önemini ve yol açtığı sonuçları belirtmektedir. Mağdur gördüğü zararları mahkemede tekrar belirtmek zorundadır. Savcının mağdurun giderim isteğine hiçbir katkısı yoktur. 

Duruşmada mağdurun gördüğü zarar dikkate alınır ve mağdurun cezasının ağarlaşmasına neden olabilir. Örneğin, müessir fiilin ağır dereceleri (TCK.456) mala karşı suçlardan malın değerinin fazlalığı (TCK.522) cezayı ağırlatıcı nedendir. 

R ( 85 ) 11,Tavsiye D. 9: 

Mağdur aşağıdaki hususlar hakkında bilgilendirilmelidir: 

·          Zarar görmesine  neden olan suçun duruşmasının tarih ve yeri 

·          Ceza adalet sistemi içinde elde etmesi mümkün giderim yada aynen iade,hukuki yardım ve tavsiye şansının olup olmadığı  

·          Davanın sonu hakkında nasıl bilgi edinebileceği 

Duruşmada mağdur bir veya gerekiyorsa daha fazla kez dinlenir.kendisine yapılan tebligatta ilk duruşmanın yeri ve tarihi bildirilir.sonraki duruşmalarda dinlenmesine gerek yoksa bunları yeri ve tarihi kendisine bildirilmemektedir. Bir avukat varsa bildirimler ona yapılır. Mağdur duruşmaları izlemek istiyorsa bunu için kendisinin gayreti etmesi gerekmektedir.kanımızca bu yanlıştır. Hiç olmazsa sanığa gösterilen özen mağdura gösterilmelidir. Devletin dava yürütüyor olması mağdurun dışlanması anlamına gelmemelidir. 

Mağdurun giderim, hukuki yardım veya tavsiye alabileceği özel bir örgütlenme bulunmamaktadır. Ne polis ne savcı ne de yargıç ona neler yaması gerektiğini söyler ve eğer  avukat yoksa mağdur, haklarının ne olduğunu ilişkin en ufak bilgiye  sahip değildir. 

Mağdur, hele de kamu davasına müdahale yolu ile katılmamışsa hiçbir konuda bilgilendirilemez. Yalnızca mahkemenin son kararı kendisine tebliği edilir, zira hukuken mağdurun bu kararı temyiz etme hakkı bulunmaktadır.[7] 

Savcılık tarafından size bir Hazırlık Dosya Numarası verilecektir.           

Evraklarınız yetkili Savcıya ulaştığı zaman, Savcı iz ve delillerin Dava açılması için yeterli olup olmadığına karar verecektir. 

CMUK Md.148 : 

Kamu davası açmak görevi ise Cumhuriyet Savcısınındır.  

Ceza kovuşturmasını gerektirecek hususlarda yeterli delillerin varlığı halinde cumhuriyet savcısı açmakla yükümlüdür  

3. Mahkeme Aşamasında Tanığın Hakları : 

Tanık koruma programına göre; 

Duruşmalara ister kendiniz gelebilir, isterseniz bir hukuki yardımcıdan yaralanabilir ya da ifadenizle ilgili bir fahri yardımcı görevlendirebilirsiniz. 

            Ayrıca duruşma sırasında isterseniz daha önce video kayıtlarına alınmış ifadeniz mahkeme salonunda siz bulunmadan da dinlenebilir.  

İfadenin kayda alınması Alman Ceza Muhakemeleri kanunu ( StPO ) 58a, 247a, 255a maddelerinde düzenlenmiştir. 

Bu sayede tanık sanık ile yüz yüze gelmekten kurtulmuş olacaktır. Ayrıca herhangi bir yüzleştirme ve tekrar ikincil bir mağduriyet psikoloji olarak yaşanmayacaktır. 

            Almanya’da özellikle çocukların cinsel suç mağduru olduğu zamanlarda bu metot kullanılmaktadır. Cinsel bir saldırıya maruz kalmış bir çocuk mağdur önceden alınan ifadesi bir kayıt cihazı ile kayıt altına alınmakta ve mahkeme aşamasında ikincil mağduriyet engellenmiş olmaktadır.  

            Bu şekilde kayıt altına alınan ifadeler ayrıca mağdur tarafından ileriki duruşmalarda değişikliğe uğrama şansıda kalmamaktadır.  

            Cinsel bir saldırıya maruz kalan bir mağdur yaşamış olduğu sıkıntılardan dolayı bazen psikolojik olarak ifadesinde değişiklik yapmak isteyebilir.[8] 

            16 yaşın altındaki mağdura sadece mahkeme hakimi sorular yöneltebilir. Mahkeme başkanı duruşmayı mağdurun çocuk olmasından dolayı basına kapatabilir. Ayrıca cinsel saldırıya maruz kalmış çocuğun ailesi de mahkeme anında çocuğunun yanında savunma yapabilmektedir.  

Mağdurun Güvenliğinin Korunması  

R(85) 11, TAVSİYE  G 16:  

Gerektiğinde v e özellikle organize suçlar sözkonusu olduğunda .mağdur ve ailesi,fail gözdağı ve misillemesinden etkin bir biçimde korunmalıdır. 

R (85) 11, TAVSİYE C,8:  

Yargılamanın her aşamasında mağdurun kişisel durumu, hakları ve onuru tam olarak dikkate alınarak sorgulanmalıdır. Mümkün olduğunca uygun ise çocuklar, akıl hastaları ve özürlüler, veli yada vasi yada kendilerine yardımcı olan kişilerin bulunduğu bir ortamda sorgulanmalıdır.  

Korunması Gereken Bilgiler 

R ( 85 ) 11, TAVSİYE F.15:  

Suçların kovuşturulması ve yargılandırılmasında bilgilendirme ve halkla ilişkiler açısından, mağdurun özel yaşamını ve  onurunu olumsuz yönde etkileyecek her türlü yayından korunması hususunda özel dikkat gösterilmelidir. Eğer suçun tür yada mağdurun statüsü kişisel durumu yada güvenliği gerektiriyorsa duruşma yargıcının odasında veya gizli olarak yapılmalı veya kişisel bilgilerin yayınlanması gerektiği ölçüde sınırlanmalıdır.  

Tanığın güvenliği açısından mahkeme duruşmanın gizli yapılmasına da karar verebilmektedir.

Duruşmada Savcı kamu adına hareket edecek bir savunma yapmaktadır.

            Mağdurun haklarını kim savunacak ?           

Bu konuda size verilmiş olan hukuki yardım kitapçığında ayrıntılar bulunmaktadır. Bunlar; 

·          Davanın akış şeması nasıl olacaktır.

·          Dava dosyasının gidişatı hakkında bilgiler almak

·          Avukatın savunmasından yararlanma hakkının belirtilmesi

·          Cismani zarar için ödenek yada  tazminat hakkının olduğunun belirtilmesi

·          Finansal yönden yardım edilmesi

·          Dava masrafları ve mağdur avukatı için ödenecek ücretin belirlenmesi ve yardım edilmesi 

Görevlendirdiğiniz yada devlet tarafında size verilen avukat, savcılık yada mahkemede verilecek ifadede her zaman yanınızda bulunabilir. 

            Ceza davasında aktif bir rol almak istiyorsanız mahkemeye bunu avukatınızla birlikte yazılı olarak bildirmek zorundasınız. 

            Avukatınız size dava sırasında sorulan soruları size daha ayrıntılı olarak sonuçları ile birlikte açıklamakla mükelleftir. 

            Mağdurun olay sırasında yaralanması halinde tedavisini nerede yaptırabilir ? 

            İster ağır bir yaralana olsun ister hafif olsun, ister kendi doktorunuza ister hasta haneye yada uzman herhangi bir doktora muayenenizi ve tedavinizi yaptırabilirsiniz.  

            Tedavi sonrası alacağınız adli bir sağlık raporu, hem olayın bir delili olarak hem de tazminatın miktarı ya da Cismani zarar ödeneği için dosyanıza konacaktır.    

Mağdurun tedavi masraflarını kim ödeyecek?           

·          Bu durumda sağlık sigortanız devreye girmekte ve mağdur hakları yasası çerçevesinde tedavi masraflarınız sigortaca karşılanmaktadır. 

·          Kendime bir avukat temin edilirse ve bu avukatın masrafını kim karşılayacak?

·          Mağdur istediği avukatı davası için görevlendirebilir. 

·          Bazı önemli ve uzman gerektiren bir suçun mağduru iseniz örneğin cinsel suçlar gibi, kendinize bir uzman bulunmasını isteyebilirsiniz.  

·          Olayın hemen akabinde ilk hukuki yardımın ücretsiz olduğunu unutmayın. Daha sonraki aşamada ise Sigortanız tarafından ödenecek bir durum meydana gelmektedir. 

Tazminat yada cismani zarar ücretini mağdur nasıl alabilir. 

Bu konuda Zararların Tazminine Dair Kanun [9] çerçevesinde hareket edilmektedir.  

Mağdur herhangi bir bedenen ve ruhen bir zarara uğramış işe, bu zararlarının giderilmesi için bazı şartların da yerine getirilmesi gerekmektedir. 

·          Tıp Doktoru yada Diş Doktoru tarafından verilen bir rapor olmalıdır. 

·          Psikoterapi tedavisi gördüğüne dair bir raporun mevcut olması gerekir. 

·          Tam kapsamlı bir Sağlık Sigortasının mevcut olması gerekir. 

·          Meydana gelen zarar Almanya sınırları içerisinde meydana gelmelidir. 

·          Polisin verdiği bir olay tutanağı olmalıdır. 

·           Ayrıntılı bir Sağlık Formunun doldurulması, 

neticesinde mağdurun zararları giderilecektir.  

Bu zararların giderimini takip edecek birim ise Sigorta Şirketleridir.   

Giderimi Hükmedecek Mahkeme  

R (85) 11, TAVSİYE d.10:  

Ceza mahkemesinin suçluyu faile giderim ödemeye mahkum etmesi mümkün olmalıdır. Buna uygun olarak mevcut sistemde yer alan sınırlamalar, kısıtlamalar veya teknik engeller ilga edilmelidir. 

Giderimin Tahsili  

R(85) 11,TAVSİYE  E.4:  

Giderim bir ceza yaptırımı ise, para cezalarının tabi olduğu usule uygun olarak tahsil edilmelidir ve  suçluya uygulanan diğer parasal yaptırımlara göre  öncelik taşımalıdır. Diğer hallerde bu paranın  tahsilinde mağdura mümkün olduğunca yardımcı olunmalıdır. 

4. MAĞDUR KORUMA DERNEKLERİ VE FAALİYETLERİ ( Landesstiftung Opferschutz – Weissen Ring ) [10] 

2001 yılında kurulan ve merkezi Stuttgart olan dernek, mağdurların haklarını korumak, savunmak ve danışmanlık hizmeti vermek amacıyla  faaliyete geçmiştir.

Derneğin faaliyetleri arasında; 

·          Mağdurun zararının derecesine göre maddi finanssal destek sağlamak. 

·          Mağdura ücretsiz olarak hukuki danışmanlık yapmak, 

·          Ücretsiz olarak tanık ve mağdura avukat temin etmek. 

·          Zarar uğramış olan mağdur ve tanıklara, ücretsiz olarak psikolojik destek sağlamak. 

·          Mağdur ve tanıkların duruşmalarına onlara destek vermek üzere gönüllü olarak katılmak. 

·          Mahkeme aşamasının nasıl syredeceği hakkında danışmanlık hizmeti vermek. 

·          Zarar gören mağdurun aynı zamanda ceza alması durumunda, geride kalan eş, cocuk ve yakınlarına yardımcı olmak. 

·          Sağlık Sigortası olmayan mağdura yönelik maddi yardım sağlamak. 

·          Mağdurlara yönelik www.landesstiftug-opferschutz.de web adresi üzerinden hukuki yardımda bulunmak. 

·          Ayrıca bu derneğe bağlı olarak gönüllüler tarafından yürütülen ve alt dal olarak faaliyet gösteren Beyaz Yüzük ( Weissen Ring ) organizasyonunu koordine etmek. 

·          Beyaz Yüzük organizasyonu 2300 gönüllü çalışanı ve 400’e yakın kurumsal hizmet binası ile faaliyetini sürdürmektedir. 

·          Tüm polis birimlerinde Mağdur Haklarını Koruma Derneği ve Beyaz Yüzük organizasyonları ile ilgili bilgiler sizlere siz sormadan polis memurları tarafından derhal hatırlatılacaktır.  

·          Mağdur yaşamış olduğu herhangi bir fiziksel yada ruhsal mağduriyet için, birileri ile bu sorunlarını paylaşmak ister ise,  ücretsiz olarak telefon açabileceği telefon numaralarından organizasyon uzman ve psikologlarına derhal ulaşabilecektir. Bu görüşmeler günün 24 saatinde yapılabilmektedir. 

·          Bauhaus Üniversitesi ile mağdur hakları konusunda işbirliği yapılmaktadır. İletişim fakültesinden 15 öğrenci ile yapılan ortak proje çalışmalarında, özellikle cinsel suç mağdurları ve aile içi şiddete maruz kalmış insanlar üzerinde, mağduriyetlerinin giderilmesi için projeler üretilmektedir. Projelerden bazılarında öğrencilerin şiddet konusunda hazırlamış oldukları 100 adet fotoğraf ve çeşitli afişler, video gösterimi hazırlanarak bunlar halka açık yerlerde sergilenmiştir. Bu sayede insanlara bu tür mağduriyet yaşayan insanların ne kadar zor bir ortamda yaşadıklarını göstermek hedeflenmiştir.  

·          Derneğin diğer faaliyet alanı ise, Liselerde okuyan öğrencilerin şiddet dolayısı ile kaldıkları mağduriyetler konusunda Prof. Hans-Dieter Schwind başkanlığında, ‘Şiddetin Önlenmesi İçin 12 Proje’ başlığı altında faaliyetler yürütülmektedir. Okul yönetimlerinin de katkıları ile bu 12 proje hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.  

·          Derneğin basın ile de çok güzel faaliyetleri olmaktadır. Alman basını mağdurlarla ilgili yapılan tüm çalışmaları desteklemektedir.  Basın üzerine düşen görevi iyi yapmakta ve derneğin tüm faaliyetlerine gazetelerinde yer vermektedirler. Ayrıca mağdur hakları ve sorunları ile ilgili derneğin yaptığı faaliyetleri ve bastıkları resim ve broşürleri de ücretsiz olarak gazetelerinde yayınlamaktadırlar. Bu sayede tüm kurumlar mağdur hakları için aynı çizgi üzerinde birleşmektedirler. 

·          Derneğin mağdurlarla ilgili yayın faaliyetleri de sürmektedir. Yayınlanmak üzere bastırılan kitap ve broşürler (ortalama 80 bin adet yayın) ilgili kurumlara ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Bu dağıtım işinde posta teşkilatı da her hangi bir ücret talep etmemektedir. Yayınların dağıtıldığı kurumlar arasında; Adliyeler, savcılıklar, polis teşkilatları, sosyal işler dairesi, belediyeler ve eğitim kurumları bulunmaktadır. 

Hazırlanan yayınlardan bazıları şunlardır; 

·          Gençleri Koruma Yasasının Getirdiği Yenilikler

·          Okulda Şiddet mi? Hayır Teşekkürler

·          Okullarımızda İçebakış Yöntemleri

·          İnternette Güvenli Sörf Yapmak

·          Çocuğunuzu Şiddetten Nasıl Koruyabilirsiniz?

·          Şiddetsizlik Eğitimi

·          Gençlik Suçları ve Kriminoloji

·          Altın Sonbahar ve Yaşlıların Korunması

·          Davetsiz Misafirler- Güvenli Oturmak-Hırsızlık Olayları

·          Eyaletlerdeki Mağdur Haklarının Korunması 

5. Mağdur Haklarında Eğitim ve Hizmet içi Eğitim:  

Mağdur Ve Polis 

R.(85) 11, TAVSİYE A.1. : “Polis memurları mağdurlara anlayışlı, yapıcı ve güven verici bir şekilde davranmak üzere eğitilmelidirler.”  

5.1 Hakimler ve Savcılar: 

Alman adliyelerinde görevli olan Hakim ve Savcılar faaliyetlerini günden güne artıran Adalet Akademilerinde mağdur hakları ile ilgili hizmet içi eğitime tabi tutulmaktadırlar. 

1999 yılında yapılan Hizmet içi eğitimde hakim ve savcıların görmüş olduğu dersler: 

·          Hukuk Önünde İnsan

·          Mağdur ve Tanık Kavramlarının Haklar Açısından Eşitliği İlkesi

·          Mağdur Haklarında Zararın Giderimi

·          Ceza Davasında Tanık ve Mağdurun  Korunması

·          Şiddete Maruz Kalmış Çocuk Mağdurlar

·          Cinsel Suç Mağdurları 

5.2 Polis:

Tanık ve Mağdurun korunmasına yönelik polis birimlerinde üçlü bir eğitim modeli benimsenmiştir. Bunlar; 

1.       Kriminolojik

2.       Kriminalistik

3.       Psikolojik  

olarak eğitim değerlendirilmektedir. Ayrıca polis birimlerinde düzenlenen semine eğitim serilerinde: 

1.       Kriminal Polisliğe Giriş

2.       Çete ve Organize Suç Mağdurları

3.       Cinsel Suç Mağdurları

4.       Bayanlara  Yönelik Şiddet Suçları

5.       Gençlere Yönelik Şiddet Suçları konularında seminerler verilmektedir. 

YENİ CMK’ DA MAĞDURUN HAKLARI 

Suçun Mağduru ile Şikâyetçinin Hakları 

Suçun mağduru ile şikâyetçinin çağırılması 

MADDE 233. - Mağdur ile şikâyetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdı ile çağırılıp dinlenir. 

Bu hususta yapılacak çağrı bakımından tanıklara ilişkin hükümler uygulanır. 

Mağdur ile şikâyetçinin hakları 

MADDE 234. –  

Mağdur ile şikâyetçinin hakları şunlardır: 

a) Soruşturma evresinde; 

1. Delillerin toplanmasını isteme, 

2. Soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme, 

3. Vekili yoksa, baro tarafından kendisine bir avukat görevlendirilmesini isteme,  

4. 153 üncü maddeye uygun olmak koşuluyla vekili aracılığı ile soruşturma belgelerini ve elkonulan ve muhafazaya alınan eşyayı inceletme, 

5. Cumhuriyet savcısının, kovuşturmaya yer olmadığı yönündeki kararına kanunda yazılı usule göre itiraz hakkını kullanma.

b) Kovuşturma evresinde;   

1. Duruşmadan haberdar edilme, 

2. Kamu davasına katılma, 

3. Tutanak ve belgelerden vekili aracılığı ile örnek isteme, 

4. Tanıkların davetini isteme, 

5. Vekili yoksa, baro tarafından kendisine avukat atanmasını isteme, 

6. Davaya katılmış olma koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.

Mağdur, onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl olur ve bir vekili de bulunmazsa, istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir.  

Bu haklar, suçun mağdurları ile şikâyet