|
ERDOĞAN GÜLTEKİN
UZMAN PSİKOLOG
ÖĞRETİM GÖREVLİSİ
İSTANBUL ŞÜKRÜ BALCI POLİS MESLEK YÜKSEKOKULU
e-posta:
ergultekin@yahoo.com
TÜRK POLİSİNİN STRES
KAYNAKLARI
Giriş
Yaşanan olumlu
ve olumsuz her türlü değişim “uyum” gerektirdiğinden belirli bir
düzeyde stres yaratmaktadır, ancak, bio-kimyasal özellikler,
fiziksel güç, psikolojik ve duygusal yapı, alışkanlıklar,
tavırlar ve sosyal değerlerin her biri, kişinin strese karşı
nasıl tepki vereceğinde ve stresli durumla nasıl başa
çıkacağında önemli rol oynamaktadır .Var olan dengenin bozulması
ya da değişmesi halinde gösterilen stres tepkileri, canlılığın
sürdürülmesi açısından çok önemli bir işleve sahiptir, çünkü
ancak bu yolla değişime uyum sağlamak mümkün olabilmektedir.
Değişime uyum sağlanamaması durumunda iş ortamında verimsizliğin
oluşmasına ve çalışanlarda iş doyumsuzluğuna yol açmaktadır.
Ülkemizde ve dünyada gerçekleştirilen stres tarama
çalışmalarında, polis stresinin genellikle çalışma ortamının
organizasyonu ve işletme politikaları ile ilgili olduğu sonucuna
varılmıştır. Dünyada polislerin yaşadığı stres düzeyi ve stres
kaynakları üzerinde yapılan araştırma bulguları; iş stresi ile
işyeri koşulları, kişilik özellikleri, işin niteliği, iş yerinin
örgütlenme biçimi, stresle baş etme stratejileri, iş doyumu,
sosyal destek, roller ve strese yatkınlık gibi faktörlerin
ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Genel olarak polislerin en stresli mesleklerden birine sahip
olduğu kabul edilmekte ise de; polis stresinin bazı özellikleri
vardır.
Polislerin diğer mesleklerde çalışanlarla
karşılaştırıldıklarında stres düzeylerinde belirgin farklılıklar
olmadığı bilinmektedir. Ancak; polislerin diğer mesleklere göre
farklı nedenlerle stres yaşadığı ve stresin genellikle işin
niteliğinden kaynaklanmadığı; polislerin çoğunlukla idari ve
örgütsel yapılanmaya bağlı olarak stres yaşadıkları
görülmektedir.
İŞYERLERİNDEKİ STRES
KAYNAKLARI
Genelde işyerlerinde stres daha çok şu alanlarda
oluşmaktadır. İş ortamındaki rollerdeki belirsizliklerin olması,
kişiler arası çatışmalar yaşanması, çalışanlarda aşırı
sorumluluk baskısı, yoğun iş yükü, iş yeri ortamına
katılımsızlık ve işyerinde mekan-yerleşim sorunları işyeri
stresini oluşturmaktadır.
TÜRK POLİSİNİN STRES
KAYNAKLARI
Türk polisindeki stres değerlendirmesinde 6 ana bölümde stres
kaynağını sınıflandırmamız mümkündür. Bunlar;
-
İşin doğası (İş ortamından kaynaklanan
sebepler)
-
Kişisel özellikleri (Sosyal benlik algılaması)
-
Çalışma koşulları (Çevre faktörleri ve iş yükü)
-
İdari, yasal ve sosyal destek alamama
-
Ekonomik ve maddi nedenler
-
Aile yaşantısından kaynaklanan sebeplerdir.
Türk polisinin
stres kaynaklarının belirlenmesi sırasında yakınma sıralamasına
bakıldığında ekonomik ve maddi nedenleri öncelikle ifade
ettikleri belirlenmiştir. Yani ekonomik nedenler, yakınılan
stres kaynakları sıralamasında birinci sırada gözükmesine rağmen
gerçek stres belirtileri sıralamasında daha alt sıralardadır.
Bunun nedeni diğer faktörlere göre ekonomik nedenler daha kolay
dile getirilebilmektedir ve kişiye idari ve yasal sorun
çıkarmamaktadır.
İş Ortamı (işin doğası)
Polisler sürekli normal dışı olaylar (suç, suçlu, cinayet
vs.)’la mücadele etmektedir. Polislerin ruhsal durumunu olumsuz
etkilemektedir. Teşkilat içinde zaman zaman hiyerarşik yapının
çalışanların iş doyumunu engelleyecek biçimde uygulanması
polislerde verimliliğin düşmesine neden olmaktadır. Teşkilatta
meslek standartlarına uygun görev tanımlarının oluşmaması görev
tanımında belirsizliğe ve meslekte branşlaşmamanın ortaya
çıkardığı olumsuzluklara yol açmaktadır. Türk polisinin
yasalarla belirlenmiş olan sorumluluk alanının genişliği, her
yasal uygulamadan polisin mesul tutulmasına yol açmaktadır.
Polis ortalama 800 yasa, kanun hükmünde kararname, tüzük ve
yönetmeliklerden sorumludur. Ancak sorumlu olmasının yanında
yasların icracısı durumundadır. Yani bir suç olayında ilgili tüm
yasaların uygulamalarını bilmek ve yanlış yapmamak zorundadır.
Kişisel Özellikleri (Sosyal
Benlik Algılaması)
Kişilik özelliklerin polis seçiminde değerlendirilememesi,
polisliğe uygun olmayan kişilik özelliğine sahip kişilerin
mesleğe katılmasına neden olmaktadır. Polislerde kişilik
özelliği olarak strese yatkınlık ve iletişim becerilerinin
yetersizliği polislerin iş ortamına uyumunu etkilemektedir.
Ayrıca polislerin başka sağlık problemleri de streslerini
artırmaktadır. Türk polisinde benlik algılamasıyla ilgili
nedenler mesleğe uyumunu engellemektedir. Yani teşkilat
çalışanlarının polis kimliğiyle özdeşleşememeleri ve polislik
mesleğini benimsememeleri yaptıkları işten memnun olmamalarına
yol açmaktadır.
Çalışma Koşulları (Çevre
Faktörleri ve İş Yükü)
Türk polisinde işyerinde izin kullanamama ve ödüllendirmede
adaletsizlik düşüncesi meslek doyumunu düşürmektedir. Çalışma
ortamında bireysel rollerin belirsizliği, vardiya sistemindeki
problemler, nöbetlerin uzunluğu ve mesai dışında sık sık göreve
çağrılma gibi çalışma ortamından kaynaklanan nedenler polisin
stres kaynaklarından bazılarıdır. Hiyerarşik yapının katı
biçimde uygulanması polisin insiyatif kullanma imkanını ortadan
kaldırmaktadır. Bunların yanında asli görev dışı algılanan
işlerde göreve gelme (Konser, maç gibi) durumunda kalmaları ve
tatillerinden yararlanamamaları polisin stresini artırmaktadır.
İdari, Yasal ve Sosyal Destek
Alamama
Kurumsal desteğin azlığı ya da kurumun idari desteği
vermemesi, yapılan görevle ilgili çok çabuk açığa alınabilme ile
sıklıkla yasal soruşturmaya maruz kalma mesleki verimliliği
düşürmektedir. Yani polislerin üstlerinden işiyle ilgili bilgi
ve destek alamaması meslek doyumunu düşürmektedir. Ayrıca yasal
desteğin azlığı polisleri etkilemektedir. Ortalama 800 civarında
yasa, yönetmelik ve tüzükten sorumlu tutulmanın yanında, görevi
yaparken karşılaşılan engellerden dolayı yasalar karşısında
sıklıkla suçlu konumuna düşme görev yapmayı etkilemektedir. Bir
olayda olay aynı olmasına rağmen polisin uygulamasında farklı
farklı değerlendirmeler ortaya çıkmaktadır. Örneğin: 2003’de
Adana’da yaşanan yaralama olayında polisin olaya müdahele edip
etmemesi durumunda olduğu gibi. Bunların yanında kurum ve kurum
dışı sosyal destek azlığı ya da hiç desteğin olmaması mesleğin
benimsenmesini engellemektedir. Bütün bu nedenler polisin kurum
ve toplum içinde kendisini yalnız hissetmesine yol açmaktadır.
Dolayısıyla Türk polisinin mesleki doyumu ve mesleki
özdeşleşmesi sağlanamamaktadır.
Ekonomik Sebepler
Polisin eşdeğer diğer meslek gruplarına göre ücretinin düşük
olması iş doyumunu etkilemektedir. İş ortamında ödüllendirmenin
ve diğer ekonomik ve sosyal desteklerin azlığı ekonomik olarak
rahat hissetmemesine yol açmaktadır. Özlük haklarıyla (Yüksek
okul mezuniyeti, meslekte branşlaşma gibi.) ilgili
iyileştirmelerin yapılmasında güçlüklerin olması polislerde
adaletsiz davranıldığı konusunda düşüncelerin gelişmesine yol
açmaktadır. Çünkü çalışanın aldığı ücret toplumdaki sosyo-ekonomik
statüsünün de belirleyicisidir. Bu nedenlerden dolayı polisin
verimliliği düşmektedir.
Ailesinden Kaynaklanan
Sebepler
Polisin aile yaşantısından kaynaklanan problemler (Evli ya da
bekar olma gibi) de iş stresini artırmaktadır. Ailede ekonomik,
sağlık ya da duygusal problemlerin olması iş verimini
düşürmektedir. Diğer taraftan iş ortamındaki özellikle mesai
sisteminden kaynaklanan nedenlerden dolayı ailesine zaman
ayıramama problemler de aile yaşantısını etkilemektedir.
Diğer Sebepler
Polisin bir problemi olduğunda ruh sağlığı yardımı alamaması
stresini artırmaktadır. Yönetmeliklerdeki aktif silahlı
polislikle ilgili uygulamalardan ve toplumun ruh sağlığı ile
ilgili genel yargılarından dolayı polis ilgili uzmanlara resmi
yollardan başvurmak istememektedir. Sonuçta problemleri daha da
kronik hale gelmektedir. Ayrıca sosyal, sanatsal ya da sportif
faaliyetlere katılamama polisin ruhsal dengesini etkilemektedir.
Hizmet içi eğitimlere katılamama da mesleki performansını
etkilemekte ve iş yerinde kendine güvenini azaltmaktadır.
Mesleki doyumu düşen personelin de stresinde yükselme
olmaktadır.
Sonuç
Stres düzeyi fazla yüksek olan polislerin iş doyumları daha
düşük olmaktadır.
İş doyumu düşük ve aşırı stresli personelin de verimi
düşmektedir. Polis stresinin genellikle çalışma ortamının
organizasyonu ve işletme politikaları ile ilgili olduğu sonucuna
varılmıştır. İş stresi ile işyeri koşulları, kişilik
özellikleri, işin niteliği, iş yerinin örgütlenme biçimi,
stresle baş etme stratejileri, iş doyumu, sosyal destek, roller
ve strese yatkınlık gibi faktörler ilişkilidir. Sağlıklı bir
personel seçiminin gerçekleştirilmesi, iş ortamında mesai,
fiziksel yapı ve rol tanımı gibi konularda iyileştirmelerin
yapılması ile sağlık, sosyal ve ekonomik alanlarda desteklerin
artırılması yararlı olacaktır. Bu nedenlerden, dolayı Türk
polisinin iş doyumunu artıracak, verimliliğini yükseltecek ve
aşırı stresini denetleyebilecek yasal, idari ve kişisel
düzenlemelerin yapılması gereklidir.
Kaynaklar
-
Baltaş, A., Baltaş,
Z.(1990). Stres ve Başa Çıkma Yolları. Remzi Kitabevi,
İstanbul.
-
Baltaş, A., (1996) Stres
ile Başa Çıkma Yolları ve İş Hayatında Stres. IX. Ulusal
Psikoloji Kongresi, İstanbul
-
Baltaş, Z., (1996) Stres ve
Sağlık. IX. Ulusal Psikoloji Kongresi, İstanbul.
-
Emniyet Genel Müdürlüğü,
Stres Taraması Çalışması Raporu, Trafik Araştırma Merkezi
Müdürlüğü, Ankara 2000
-
Gültekin,E., (2001) Polis
seçimi ve Psikolojik Testlerin Kullanımı. Polis bilimleri
Dergisi. 3 (3-4), 139-147
-
Şahin. N., Stresle Başa
Çıkma. Türk Psikologlar Derneği Yayınları:2, Ankara 1994
-
Şahin, N., Durak, A.,
(1994). Occupational stress and job satisfaction: the case of
the banking personnel. 23rd International Congress of Applied
Psychology. Madrid, SPAIN.
-
Ünsal, P., (1996).
Algılanan İş Özellikleri, Güven ve İş Doyumunun Cinsiyet ve
Mesleğe Göre İncelenmesi, IX. Ulusal Psikoloji Kongresi,
İstanbul.
|